Bugün artık tüm dünyada din ahlakına karşı olan fikir sistemleri
çökmeye yüz tutmuş, insanlar Allah'a imana ve din ahlakına yönelmeye
başlamışlardır. Dahası İslam, dünya gündeminin en önemli konusu
olmuş, insanlığın dikkati Hak dine çevrilmiştir. İçinde bulunduğumuz
devrin teknolojik imkanları ise, Müslümanların hem birbirleri ile
iş birliği yapmalarını kolaylaştırmış hem de insanlara İslam ahlakının
güzelliklerini anlatmak için her türlü kitle iletişim imkanını sağlamıştır.
Gerçek İslam'ı Tanıtmak
Ancak bir taraftan da İslam dünyasının bir kısmında fakirlik ve
cehalet vardır. Bundan yararlanan birtakım kimseler, sözde İslam
adına İslam ahlakına uygun olmayan eylemler yaparak, dünyanın gözünde
Müslümanları zan altında bırakmaktadırlar. İslam ahlakına karşı
olan bazı çevreler de, Müslümanların bu durumundan yararlanarak
onlara karşı her türlü zulmü uygulamakta, daha büyük zulümleri de
planlamaktadırlar.
Çözüm, tüm Müslümanları
birleştirecek ve onlara doğru yolu gösterecek bir İslam Birliği'nin
kurulmasıdır. İslam Birliği'nin kurulması için çalışmak, her Müslümanın
görevidir:
Tüm Müslüman hükümetler, İslam Birliği'ne hazırlanmalıdır. Diğer
Müslüman ülkelerle aralarındaki ilişkileri geliştirmeli, bir yandan
da gerçek İslam ahlakının kendi ülkelerinde de daha iyi yerleşmesi
için kültürel faaliyetlerde bulunmalıdırlar.
Tüm Müslüman sivil toplum kuruluşları, çeşitli organizasyonlar,
vakıflar, medya mensupları, kanaat önderleri; Müslümanlar arasındaki
ayrımların giderilmesi, birlik ve beraberliğin sağlanması için çaba
göstermelidirler.
Her Müslüman birey, gittiği camide, okuduğu okulda, iş yerinde,
ziyaret ettiği internet platformunda, üyesi olduğu vakıfta veya
kuruluşta, dünya Müslümanlarının birliği için çaba göstermeli, diğer
Müslümanları bu konuda teşvik etmelidir.
Dünyaya ışık tutacak, hem Müslümanlara hem gayrimüslimlere güzellik
sunacak, yeryüzüne adalet ve barış getirecek o büyük İslam medeniyetinin
yeniden yeşermesi tüm Müslümanların duasıdır. Allah'ın izni ile,
İslam Birliği'nin kurulması, tüm bu güzelliklere bir vesile olacaktır.
Bu Kutlu Görevde Hizmet Yüklenmek İsteyenler
Gelin, Müslümanların arasını bulalım. Birbirinin camisinde namaz
kılmayan, selamlaşmayan, birbirinin yazdığı kitabı okumayan, ufak
bir fikir farklılığı nedeniyle kardeşine düşman kesilen Müslümanların
arasını bulalım. Bu gibi yapay ayrımlar kalksın. Allah'ın evleri
olan camiler, şu veya bu grubun, şu veya bu mezhebin değil, tüm
Müslümanların mescidi olsun. Her Müslüman birbiriyle selamlaşsın,
birbiri ile sohbet etsin. Birbirine hoşgörü göstersin. Cemaatsel
veya kişisel uzlaşmazlıklar son bulsun. Ve tüm Müslümanlar, elbirliği
yaparak, tevazu ve hoşgörü içinde, Allah'a daha çok yakınlaşmak,
O'nun dinine daha çok hizmet etmek için çalışsınlar.
Ve Allah'ın bizlere verdiği şu emri hiçbir zaman unutmasınlar:
Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve
Allah'ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar
idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun
nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun
kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz
diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Al-i İmran Suresi,
103)