Kuran Allah'ın insanlara yol gösterici olarak
indirdiği bir kitaptır ve Allah Kuran'da insanlara güzel ahlakı
emretmektedir. Bu ahlakın temelinde ise, sevgi, şefkat, hoşgörü,
adalet ve merhamet gibi kavramlar yer alır. İslam kelimesi, Arapçada
"barış" kelimesiyle aynı anlama gelir. İslam, Allah'ın sonsuz merhamet
ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir
hayatı insanlara sunmak için indirilmiş bir dindir.
Bir din adına ortaya çıktığını ileri süren insanların bir kısmı,
o dini yanlış anlıyor ve yanlış uyguluyor olabilirler. O nedenle
bu gibi insanlara bakarak o din hakkında fikir edinmek yanlış olur.
Bir dini tanımanın en doğru yolu, o dinin kutsal kaynağını incelemektir.
İslam'ın kutsal kaynağı Kuran'dır. Kuran ahlakı, sevgi, şefkat,
merhamet, tevazu, fedakarlık, hoşgörü ve barış kavramlarına dayanmaktadır.
Bu ahlakı gerçek anlamda yaşayan bir Müslüman, son derece kibar,
ince düşünceli, alçakgönüllü, adaletli, güvenilir ve uyumlu bir
insan olur. Etrafına sevgi, saygı, huzur ve yaşama sevinci verir.
İslam Barış Dinidir
Terörün en genel anlamı, askeri olmayan hedeflere karşı siyasi
amaçlı şiddet kullanımıdır. Bir diğer ifadeyle terörün hedefleri
tamamen suçsuz olan sivil insanlardır. Tek suçları, teröristin gözünde
"öteki taraf" olmaktır. Bu nedenle de terör, suçsuz insanlara karşı
şiddet uygulanması anlamına gelir ve bunun hiçbir ahlaki mazereti
yoktur. Terör, Hitler'in veya Stalin'in cinayetleri gibi, "insanlığa
karşı işlenmiş suç"tur.
Kuran Allah'ın insanlara yol gösterici olarak indirdiği bir kitaptır
ve Allah Kuran'da insanlara güzel ahlakı emretmektedir. Bu ahlakın
temelinde ise, sevgi, şefkat, hoşgörü, adalet ve merhamet gibi kavramlar
yer alır. İslam kelimesi, Arapçada "barış" kelimesiyle aynı anlama
gelir. İslam, Allah'ın sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde
tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir hayatı insanlara sunmak için
indirilmiş bir dindir. Kuran ayetlerinde insanlar, yeryüzünde merhametin,
şefkatin, hoşgörünün ve barışın yaşanabileceği model olarak İslam
ahlakına çağırılmaktadır. Bakara Suresi'nin 208. ayetinde şöyle
buyurulmaktadır:
"Ey iman edenler, hepiniz topluca "barış ve güvenliğe
(Silm'e, İslam'a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü
o, size apaçık bir düşmandır."
Ayette görüldüğü gibi Allah, insanların "güvenliği"nin Kuran ahlakının
yaşanmasıyla sağlanabileceğini bildirmektedir.
Kuran ahlakına göre bir Müslüman, Müslüman olsun veya olmasın tüm
diğer insanlara karşı iyi ve adaletli davranmakla, zayıfları ve
masumları korumakla ve "yeryüzünde bozgunculuğu önlemekle" sorumludur.
Bozgunculuk, yeryüzünde insanların güvenlik, barış ve huzurunu ortadan
kaldıran her türlü anarşi ve terör halidir. Bir ayette buyurulduğu
gibi, "Allah, bozgunculuğu sevmez". (Bakara Suresi,
205)
Bir insanın suçsuz yere öldürülmesi ise, en büyük bozgunculuk örneklerinden
biridir. Allah, Kuran'da bu durumu şu şekilde açıklamaktadır:
"... Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki
bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları
öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse,
bütün insanları diriltmiş gibi olur... " (Maide Suresi, 32)
Görüldüğü gibi tek bir insanı bile, "bir başka nefse ya da yeryüzündeki
bir fesada karşılık olmaksızın", öldüren bir kişi, tüm insanları
öldürmüş kadar büyük bir suç işlemektedir. Bu durumda, teröristlerin
işledikleri cinayet, katliam ve gündemdeki tabiriyle "intihar saldırıları"nın
ne kadar büyük bir suç olduğu açıktır. Allah terörizmin bu zalim
yüzünün ahiretteki karşılığını şöyle bildirir:
"Yol, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde
haksız yere 'tecavüz ve haksızlıkta bulunanların' aleyhinedir.
İşte bunlara acıklı bir azab vardır." (Şura Suresi, 42)
Tüm bunlar göstermektedir ki, masum insanlara karşı terör eylemi
düzenlemek, İslam'a tamamen aykırı bir eylemdir ve hiçbir Müslüman
böyle bir suç işleyemez. Aksine, Müslümanlar bu suçları işleyen
insanları durdurmakla, "yeryüzündeki bozgunculuğu" ortadan kaldırmak
ve tüm insanlara huzur ve güven getirmekle sorumludurlar. Müslümanlık
terörle birlikte düşünülemez, aksine terörün engelleyicisi ve çözümüdür.
Allah Bozgunculuğu Lanetlemiştir
Allah, insanlara kötülük yapmaktan sakınmalarını emretmiş; zulmü,
zorbalığı, öldürmeyi, kan dökmeyi yasaklamıştır. Allah'ın bu emrine
uymayanlar, ayette geçen ifadeyle "şeytanın adımlarını izleyenler"
olarak nitelendirilmiş ve açıkça Allah'ın haram kıldığı bir tutum
içerisine girmişlerdir. Kuran'da bu konudaki birçok ayetten bazıları
şöyledir:
"Allah'a verdikleri sözü, onu kesin olarak onayladıktan
sonra bozanlar, Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi kesip-koparanlar
ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar, lanet onlar
içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir." (Rad Suresi, 25)
"... Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ve
yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın."
(Bakara Suresi, 60)
Bozgunculukla, masum insanları öldürmekle, isyanla ve zulümle yeryüzünde
başarılı olabileceklerini zanneden insanlar çok büyük bir yanılgı
içindedirler. Çünkü Allah terör ve şiddet anlamlarını da kapsayan
her türlü bozgunculuk hareketini yasaklamış, bu tür bir eylem içinde
olanları lanetlemiş ve bir ayetinde de "Şüphesiz Allah,
bozgunculuk çıkaranların işini düzeltmez." (Yunus Suresi,
81) şeklinde buyurmuştur.
Ancak çağımızda dünyanın dört bir köşesinde terör, soykırım ve
katliamlar yaşanmakta, masum insanlar hunharca öldürülmekte, suni
sebeplerle birbirlerine düşman hale getirilen topluluklar ülkeleri
kana bulamaktadır. Birbirlerinden çok farklı tarihlere, kültürlere
ve toplumsal yapılara sahip olan ülkelerde meydana gelen bu olayların,
her ülkede kendine özgü bazı nedenleri ve kaynakları olabilir. Ancak
asıl nedenin dinin getirdiği sevgi, saygı ve hoşgörüye dayalı güzel
ahlaktan uzaklaşmak olduğu açıktır. Dinsizliğin bir sonucu olarak,
Allah korkusuna sahip olmayan ve ahirette hesap vereceklerine inanmayan,
bu nedenle de "nasılsa kimseye hesap vermeyeceğim" diye düşünen,
her türlü insafsızlığı, ahlaksızlığı ve vicdansızlığı kolaylıkla
yapabilen kitleler oluşmaktadır.
Allah korkusu olan ve gerçek İslam ahlakını kavramış bir insanın
şiddetten, bozgunculuktan yana çıkması ve bu tip eylemlerin içinde
bulunması kesinlikle mümkün değildir. Bu nedenle de terörün çözümü
gerçek İslam ahlakının yaşanmasıdır. Kuran'da bildirilen güzel ahlak
anlatıldığında, insanlar düşmanlığı, savaşı ve kaos ortamlarını
kendilerine hedef edinen gruplardan yana çıkmayacak, onlarla birlik
olmayacaklardır. Çünkü Allah Kuran'da insanları bozgunculuktan men
etmiştir:
"O, iş başına geçti mi (ya da sırtını çevirip gitti mi) yeryüzünde
bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çaba harcar.
Allah ise, bozgunculuğu sevmez. Ona: "Allah'tan kork" denildiğinde,
büyüklük gururu onu günaha sürükler, kuşatır. Böylesine cehennem
yeter; ne kötü bir yataktır o." (Bakara Suresi, 205-206)
Bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi, Allah'tan korkan bir insanın
devletine, milletine, insanlığa en küçük zarar dokunduracak bir
harekete dahi göz yumması söz konusu değildir. Allah'a ve ahiret
gününe inanmayan bir insan ise kimseye hesap vermeyeceğini zannederek
her türlü kötülüğü kolaylıkla yapabilir.
İşte günümüzde de devam eden bu büyük terör belasından kurtulmak
için öncelikle yapılması gereken, dinsizliğin ve din adına ortaya
atılan çarpık anlayışların eğitim yoluyla ortadan kaldırılması ve
insanlara Allah korkusunun ve gerçek Kuran ahlakının öğretilmesidir.