Libya’daki köle pazarını önlemek

Son birkaç yüzyılın zulüm ve gaddarlığını hafızalarda kalmış kötü bir anı olarak geride bıraktığımızı düşündüğümüz bir zamanda, CNN, Afrikalı göçmenlerin Internet’te köle olarak satılmasıyla ilgili yürek parçalayan bir hikayeyi ortaya çıkardı. Amatörce çekilmiş bir cep telefonu videosu, yirmili yaşlardaki bir Afrikalının yüzü görülmeyen biri tarafından açık arttırmaya sunulmasını gösteriyordu. Yüzü görülmeyen mezatçı adayların güçlü çocuklar olduğunu, ‘çiftlik işlerine uygun’ olduklarını iddia ediyordu. Birkaç dakika içinde çaresiz Afrikalılar yeni efendilerine satılıyorlardı.

Bu video bize köleliğin sadece geçmiş döneme ait bir şey olmadığını hatırlattı. Nitekim yeni bir rapora göre bugün tüm dünyada 36 milyon köle var. Daha zengin ülkeler bu tehditten daha az etkilenmiş görünse de, ankete katılan 167 ülkenin hiçbiri bu beladan tamamen uzak değil. Rapora göre, en suçlu ülkeler Hindistan, Çin, Pakistan, Özbekistan ve Rusya’yken, Batı Afrika’da Moritanya yaklaşık % 4’ü köle olan nüfusuyla köleliğin en yaygın olduğu yer. Raporda, Amerika Birleşik Devletleri’nde bile halen 60.000 kölenin bulunduğuna dikkat çekiliyor.

Kölelik farklı türlerde olabilir: Zorla çalıştırılan hizmetçiler, çocuk askerler, çocuk gelinler ve zorla yaptırılan fahişelik en yaygın türlerin başında gelir.

Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre, zorla çalıştırma her yıl 150 milyar dolardan fazla gelir getiriyor; ki bu da günümüzde yasadışı uyuşturucu ticaretine rakip olduğu anlamına geliyor. Belli ki yetersiz kalan tüm protestolar ve karşı önlemlere rağmen bu şeytani uygulamanın büyümesinin diğer bir nedeni de bu.

Ancak, Libya’da yeni ve tehlikeli bir durum gelişiyor. Ülke, Kaddafi’nin 2011’de vahşice tasfiye edilmesinin ardından kontrolü ele geçirmeye çalışan rakip milisler ve gruplar ile sürekli artan bir kargaşaya saplandı. Ülkede şu anda her biri sorumluluğun kendisinde olduğunu iddia eden üç alternatif hükümet var ve görünürde kalıcı bir çözüm yok. Dolayısıyla bu tip bir yarı anarşi durumu insan kaçakçıları için mükemmel bir zemin oluşturuyor. Her yıl on binlerce Afrikalı daha güvenli ve daha iyi bir yaşam arayışıyla Libya sınırını aşıyor. Çoğu zaman, bu savunmasız insanlar Akdeniz’de çok tehlikeli bir yolculuğa çıkabilmek için sahip oldukları her şeyi satıyorlar. Son zamanlarda Libya’da insan kaçakçılarına yönelik yapılan baskınlar bu operasyonları durdurdu ancak açgözlü kaçakçıları köle sahiplerine dönüştürdü. Şimdi bu kaçakçılar göçmenlerin parasını alıyor, onları tehlikeli denizleri aşarak Avrupa’ya götürmek yerine tutuyor ve ya köle olarak satıyor ya da mağdur ailelerden fidye almaları durumunda serbest bırakıyorlar.

Bir kurban dokuz ay sonra fidyeyi temin edebildi ve serbest bırakıldı ancak hastaneye kaldırıldığında sadece 35 kg kalmıştı; diğer binlerce kişi gibi açlığa terkedilmişti. Kadınlar ve çocuklar daha savunmasızlar ve genellikle seks kölesi olarak satılıyorlar.

CNN muhabirleri olaya tanık olduklarında şaşkınlıklarını gizleyemediler: “Köle pazarındayken sanki zamanda geri gittik. Eksik olan tek şey göçmenlerin el ve ayak bileklerindeki kelepçelerdi.”

O halde bu probleme son vermek için ne yapabiliriz? Yapılacak insani ve vicdani şey nedir?

Şüphesiz sorunun büyük kısmı, durumdan etkilenen ülkelerdeki yoksulluğun yanı sıra, Afrika ve Orta Doğu’nun bazı bölgelerinde devam eden savaşlar ve diğer çatışmalardan kaynaklanıyor. Ancak bu sorunlar gerçekten çözülene kadar bekleyecek zaman olmadığından, acı çeken milyonlarca insanı güvenliğe kavuşturmak için acil çözümler üzerinde çalışmak gerekiyor.

Her şeyden önce toplumsal farkındalık artırılmalı ve bunun için başkalarının durumuna karşı halkta daha fazla duyarlılık uyandırılmalıdır. Tamamen düşmanlık olmasa bile, göçmenler ve mültecilere yönelik artan bir antipati ve savaşların yaygınlığı, dünya çapında birçok insanda maalesef duyarsızlığa ve ilgisizliğe yol açtı. Başka insanların acılarına yönelik bu utanç verici ilgisizliğin sona ermesi ve ihtiyaç içinde olan insanlara yardım etme sorumluluğunu almamız önemlidir.

Toplumsal farkındalık arttıkça, hükümetler sorunu çözmek için adım atmaya ve daha fazla sorumluluk almaya kendilerini mecbur hissedecektir. Her ülke kendi sistemleri doğrultusunda sorunu çözmek için kendine has bir yöntem geliştirecek ve köleliği önlemek için katı yasalar uygulayacaktır.

Nasıl uyuşturucu bağımlılığını durdurmak ve çevre sorunlarını çözmek gibi birçok iyi amaç için BM fonları oluşturuluyorsa, köleliği sona erdirmek için de fon oluşturulabilir. Dahası, BM ve diğer uluslararası örgütler sorunu hafifletmek için çok şey yapabilirler. Nottingham Üniversitesi’nde Çağdaş Kölelik Profesörü Kevin Bales’in yazdığı gibi, “Hepimiz Kitle İmha Silahlarına karşı sözleşmeleri uygulatan Birleşmiş Milletler silah denetçilerini biliyoruz, peki Birleşmiş Milletler Kölelik Müfettişleri nerede? Köleliğin araştırılması ve sona erdirilmesi için aynı çaba gösterildiğinde, hızlı bir değişim olacaktır”.[1]

Günümüzde dünyada birçok sorun olduğunu söylemeye gerek yok, ancak istek ve kararlılığımız olduğu sürece bu sorunları çözmek hala mümkün. İster ev hanımı ya da bir öğrenci ya da bir politikacı olsun herkes katkıda bulunabilir. Bugün hemen hemen herkes, kanun yapıcılarıyla, uluslararası organizasyonlar, medya organları veya Internet yoluyla iletişime geçebiliyor. Günümüzde bireyler, milyonlarca takipçiyi toplayan ve muazzam değişikliklere neden olan etkili bir kuvvete dönüşebilecek kampanyalar başlatabiliyor. Unutmayalım: Birlik olunduğunda, cesaretin sesi daha yüksek olacaktır.

 


[1]http://ngm.nationalgeographic.com/ngm/0309/feature1/online_extra.html

Adnan Oktar’ın BERNAMA (Malezya) & Daily Mail’de (Pakistan) yayınlanan makalesi:

http://www.bernama.com/bernama/v8/fe/newsfeatures.php?id=1414433

http://dailymailnews.com/2017/12/21/stepping-up-against-the-lives-auctioned-in-libya/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir