Kudüs Müslümanların, Hıristiyanların, Musevilerin birlikte ibadet ettikleri bir şehir olarak kalacak.

Kudüs-ü Şerif kutsal bir şehirdir, bereketli bir yerdir. İnsana ferahlık gelir, kendine gelir Kudüs’e giden. Kudüs’ün özelliğidir o. Allah oraya bir bereket, bir ferahlık, bir inşirah vermiştir. Mekke de öyledir. Giden gelmek istemiyor.

Tabii ki Kudüs’te her zaman Müslümanlar olacak. Kudüs Müslümanların, Hıristiyanların, Musevilerin birlikte ibadet ettikleri bir şehir olarak kalacak. Aksi yöndeki bir düşünce zaten asla kabul edilemez. İsrail hükümetinin coğrafi hudutlarda ilerlemeye niyetlerinin olmadığına yönelik resmi bir açıklama yapması güzel olur.

Kudüs için alınacak tek bağlayıcı karar İslam Birliği’nin oluşturulmasıdır. İslam Birliği olmadığı müddetçe ne Kudüs ne başka bir yer için barış ve çözüm oluşmaz, oluşmuyor. Birleşmiş Milletler bugüne kadar sayısız karar aldı, bu kararların pratikte bir etkisi olmuyor. Bu kararlarla bölgenin mutluluğu sağlanmıyor. Bölgenin mutluluğu, sıhhati, güvenliği için, dünyanın kurtuluşu için İslam Birliği şart. İslam Birliği, Musevi, Müslüman, Hristiyan herkesin kurtuluşu demektir.

İslam Birliği hayati bir konu. İslam Birliği olmadığı müddetçe Allah hiçbir yerde rahatlık vermez. Kudüs’ü kurtaracak olan da İslam Birliği’dir. İttihadı İslam olmayınca Kudüs’ün anlamı kalmaz. Kudüs’ün anlam bulması İslam Birliği ile sağlanır. İslam Birliği olsa Museviler, Hristiyanlar, Müslümanlar bir arada çok güzel yaşar. Her yeri bağlık bahçelik yaparız, Hz. Süleyman’ın mescidini yeniden inşa ederiz, Hz. İbrahim’in, Hz. İsa’nın, tüm peygamberlerin ayaklarının bastığı yerleri mis gibi tertemiz yaparız. Şu an sadece çatışma ve kavga var. İslam Birliği olsa bu çatışmaların hepsi biter. İslam Birliği olmadığı müddetçe de ne Müslümanlar ne Museviler ne Hristiyanlar rahat edebilir. Allah’ın emri açık: Fitne yeryüzünden kalkıncaya, İslam ahlakı hakim oluncaya kadar ilmi mücadele edin. Ayrılmayın. Ayrılıp dağılmak haram. Birlik olmak farz. Müslümanların bir manevi önder etrafında birleşmesi Kuran’ın hükmüdür.

Kudüs siyasi merkez haline getirilmesin. Şehrin 30 km kadar dışında Filistin ve İsrail kendi bölgelerinde Kudüs’ü başkent ilan etsinler. Ancak şehrin tarihi dokusuna hiç dokunulmasın. Diplomatik misyonlar en az 30 km dışarıda olsun. Kudüs’ün merkezi ibadet şehri olarak kalsın. İsrail resmi açıklamayla ilhak niyeti olmadığını açıklasın. ABD de resmi açıklamayla mevcut haritanın değiştirilmesini kabul etmeyiz desin. İlhak ihtimalinin olmadığı resmi açıklamalarla teyit edilsin. Harita değiştirilmeyeceği garanti edildikten sonra Doğu Kudüs Filistin’in, Batı Kudüs İsrail’in başkenti olursa bir sorun olmaz.

Deccaliyet, Kudüs konusunu bir çatışma meselesi haline getirmek istiyor. Oluk oluk Müslüman ve Musevi kanı aksın istiyorlar. Buna birisinin dur demesi gerekiyor. Taraf olmadan barış için uğraşan olmak önemlidir. Kudüs siyasi merkez olmasın. Kudüs’ün dışında mesela en az 20-30 km dışında bir siyasi merkez olabilir. Ama şehrin tarihi, dini merkezi siyasi bir alan haline getirilmemelidir. Kudüs bir ibadet şehri olarak kalmalı ve tarihi doku asla bozulmamalıdır.

Kudüs’ün bağlık bahçelik yapılması şart. Biçimsiz binaların hepsinin ortadan kaldırılması, sadece tarihi binaların kalması ve restore edilmesi lazım. Şehrin yerleşimi en az 30 km. dışarı taşınmalı. Kudüs bir ibadet şehridir. Siyasi şehir haline getirmek doğru olmaz.

İsrail Türkiye arasında olması gereken dostluktur. Trump’ın gereksiz çıkışı durduk yere tüm bölgeyi rahatsız etti. Kudüs tüm insanların, tüm Müslümanların, Hristiyanların, Musevilerindir. Kudüs’ün siyasi merkez değil, dostluk kardeşlik merkezi olması doğru olur. Her dinden insanın bir arada güzelce yaşayacağı bir ortam olmalı. İngiliz derin devleti Türkiye ve İsrail’in arasının açılmasını istiyor. Bu oyunu bozmak için bir an önce dingin, sakin, dostane üsluba geçmek gerekir. İngiliz derin devletinin fitnesini dindirmek akılcı ve doğru olandır.

Kudüs dini bir şehir. Kudüs’ü siyasi merkez yapmak doğru olmaz. Kudüs’ü açıp genişletelim, şehrin merkezini imar edip tarihi dokusuna hiç dokunmadan güzelleştirmek gerekir. Her yeri temizleyelim, mis gibi olsun. Zeytinlik, bağlık, bahçelik yapalım. Dünyanın her yerinden insanlar gelsinler. Hristiyanlar, Museviler, Müslümanlar birlikte ibadetlerini yapsınlar. Bir arada güzelce yaşayalım.

İngiliz derin devleti sel gibi Müslüman kanı ve Musevi kanı akıtılsın istiyor. Kudüs dini bir şehir, tarihi bir şehir. Orijinal haliyle kalması gerekir. Siyasi hareketliliğin Kudüs’e taşınması doğru olmaz. Mevcut durumu muhafaza etmek doğru olur. Müslümanlarla Musevileri çatıştırmayı hedefleyen bir oyuna gelmemek gerekir. Kudüs, Hristiyanlar, Museviler, Müslümanlar için kutsal bir topraktır. Her üç dinin mensupları birlikte, kardeşçe bu topraklarda yaşamalı, rahat rahat ibadet etmeli. İngiliz derin devleti sel gibi kan akacak bir savaş istiyor, bu kışkırtmaya kimse gelmemeli.

Kudüs gibi kutsal bir şehre büyükelçilikleri taşımak, orayı siyasi merkez haline getirmek doğru olmaz. Kudüs her üç din için de ibadet yeri ve kutsal bir toprak. Bölgeyi ateşe çekecek her adımdan kaçınmak önemlidir.

Kudüs konusunda ben yaptım oldu diye bir mantıkla hareket edilmez. Bu tüm bölgeyi Allah korusun ateşe atar. Kudüs Müslüman, Musevi, Hristiyan tüm dindarlar için kutsaldır. Allah her üç din için de o şehri kutsal kılmış. Senin değil benim mantığıyla hareket edilmez. Üç dinin mensuplarının da güven içinde olacağı bir ortam olması önemlidir. İsrail, Kudüs’ü tarihi şehir olarak muhafaza etsin. Mevcut durumun muhafaza edilmesi Museviler için de Hristiyanlar için de Müslümanlar için de daha doğru olur.

Bir insanın iman etmesi bir insanın ruh sahibi olması Allah’tandır. Allah’ın ruhunu üflediği ve Ruhu’l Kudüs’le desteklediği bir varlık sonsuza kadar cehenneme gitmez. Allah Hadi sıfatıyla bu insan üzerinde tecelli etmiştir.

İnsan baktığında Allah’ın varlığını hemen anlayacak şekilde yaratılmıştır. Ama iki tür insan vardır. Bir ölü insanlar. Bir de Ruhul Kudüs’le desteklenen, ruh sahibi olan Allah’ın kullarıdır. Ölü insanlar sayıca çoğunluktadır. Ruh sahibi olanlar toplumda azdır. Ama ruh sahibi olanlar Kuran’ı ve Allah’ın varlığını hemen anlar. Onlar imanı rahatça kabul edecek şekilde yaratılmışlardır.

Mehdi de İsa Mesih de hayattadır. Mehdi’nin gelmesi ayrı, zahir olması ayrıdır. Mehdi zahir olduğunda terör, savaşlar, çatışmalar anında durur. Mehdi’nin zahir olduğunu, Kudüs’te İsa Mesih ve Mehdi’nin birlikte namaz kıldığını göreceğiz. Ezan sesleri, çan sesleri ve şofarlar yeri göğü inletecek. Bu andan sonra dünyanın hiçbir yerinde savaştan, kavgadan, terörden bahsedilmeyecek.

Hz. Süleyman’ın Mescidi’ni yeniden inşa edeceğiz inşaAllah. Museviler, Müslümanlar, Hristiyanlar Kudüs’te barış içinde yaşayacak.

Kudüs, Mekke, Medine mübarek beldelerdir. İsimlerini duymak dahi iç açar. Kudüs’te inşaAllah Hz Süleyman’ın mescidini yeniden yapacağız. Her yerini meyve bahçeleriyle donatacağız, her yeri tertemiz mis gibi olacak. İnşaAllah susuzluk sorunu bitecek, Kudüs’ten ırmak geçecek.

Mehdi (as), Kudüs-ü Şerif’e geldiğinde bütün dünya televizyonları naklen verecek. Zeytin Dağı’na çıkacaklar. Ama Zeytin Dağı’na çıktıklarında daha İsa Mesih ortada olmuş olmayacak. Hep beraber o Bab-ı Lut Kapısı’ndan geçip çıkıyorlar.

Mehdi (as)’a üç kere biat var. Bir; İstanbul’da, iki; Mekke’de, üç; Kudüs-ü Şerif’te. Kudüs’teki biatta İsa Mesih’i çağırıyor Mehdi (as). “Can güvenliğin sağlanacak. Çık ortaya” diyecek. Ondan sonra İsa Mesih (as) kendi talebelerinden oluşan bir heyetle tebessüm ederek gelecek.

KUDÜS, SAHİBİNİ BEKLİYOR. ONUN BAYRAMI HZ. MEHDİ (A.S)’IN GELİŞİYLEDİR. Kudüs-ü Şerif sallanacak Hz. Mehdi (a.s) geldiğinde, inşaAllah. Sahibi o, anahtar onda, sandığın anahtarı onda. Kutsal Emanetlerin anahtarı onda.

Kubbet-üs Sahra’nın yıkılması demek dünyanın yıkılması demektir. Kıyamet kopar Allah esirgesin, öyle bir şey olmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir