Kölelik Yasaklandı mı? Yoksa Modernize mi Edildi?

Siz de köleliğin yaklaşık 150 yıl önce kaldırıldığı sanan insanlardan biri olabilirsiniz. Böyle düşünmenizin nedeni muhtemelen kendi arzunuzla çalıştğınız düzenli bir işinizin olması.

Yıllar önce başta Avrupa olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde insanların zorla çalıştırılması yasalar ile yasaklanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4. maddesinde ile kölelik ve zorla çalışma yasaklanmıştır.

Ancak Avrupa da dahil olmak üzere dünyanın pek çok yerinde yasal engellemelere karşın insanlar bir köle gibi çalıştırılıyor. Zorla çalıştırma birçok yöntemle uygulanıyor. Dayak, tehdit, şantaj, hapsetme, alıkoyma, pasaportuna el koyma, borçlandırma bunlardan bazıları.

Modern kölelik sanıldığı gibi az gelişmiş, fakir ülkeler özgü değil. Modern kölelere Avrupa’nın orta yerinde rastlamak mümkün. Bu olay sanıldığı gibi gizli saklı bir şey de değil. Dünyanın gözleri önünde cereyan ediyor. Basın hemen her gün modern köleleri konu alan haberler yapıyor. Bunlardan birisi de Euronews’in internet sitesinde yer alıyor.

Haberde Londra’da köle olarak kullanılan Peter ve Sara isimli iki mülteci konu ediliyor. İnsan tacirleri Peter’ı 15 yaşında iken Yunanistan’da iken bulup seks kölesi olarak satmışlar. Sara ise günde 15 saat çalışmak zorunda bırakılan Asyalı bir öğrenci. İkisi de ölümle tehdit edilip göçmen bürolarına ulaşmaları engellenmiş. Aynı haberde günde 13 Pounda çalıştırılan, kaçmaması için dövülen ve hapsedilen bir başka kişi de konu ediliyor. Bu kişilerin durumu anlatılırken kullanılan “İşte size 21. yüzyılın sömürü kataloğu…” ifadesi aslında tüm yazının adeta özeti. (1)

İngiltere’de köle konumundaki insanların resmi sayısı 10-13 bin kişi iken, gerçek rakam 80 bini aşıyor. Londra’da resmen bir köle pazarı var. Polis köle olarak çalıştırılan insanların kişi başına 13 bin Euro’ya alıcı bulduğunu ve farklı amaçlarla çalıştırıldığını belirtiyor.

Modern kölelerin olduğu tek yer Londra değil şüphesiz. Maplecroft isimli kuruluşun düzenlediği “Modern Kölelik İndeksi 2017” isimli çalışmaya göre mültecilerin modern köle olarak en çok kullanıldıkları Avrupa ülkeleri Romanya, Yunanistan, İtalya, Kıbrıs ve Bulgaristan olarak sıralanıyor. (2)

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’e göre çocuk mülteci sayısı 2010’dan beri 5 kat artarak 300.000’i geçmiş durumda. UNICEF yöneticilerinden Justin Forsyth mülteci çocukların bir çoğunun yalnız seyahat ettiklerine dikkat çekerek şiddet, cinsel istismar, tecavüz, uyuşturucu bağımlılığı, zorla çalıştırılma gibi tehditlere rahatlıkla maruz bırakıldıklarını ifade ediyor. (3)

Uzakdoğudaki modern kölelerin sayısı ise Avrupa’dakilerden çok daha fazla. Bangladeş, Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Myanmar, Filipinler ve Tayland modern köleliğin en yaygın olduğu ülkeler. Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’ya göre 40,3 milyon kişi modern köle olarak çalıştırılıyor. Bunların yaklaşık 25 milyonu cebir ve şiddete maruz kalıyor. (4)

ILO’nun yayınladığı rapor zorla çalıştırmanın boyutlarını gözler önüne seriyor; bu yolla elde edilen yasa dışı kazanç yılda 150 milyar dolara ulaşıyor. Rapora göre bu kazancın 99 milyar dolarlık kısmı cinsel istismar ile elde ediliyor. İnşaat, üretim, madencilik, su, elektrik ve ulaşım hizmetlerinden elde edilen kazanç ise 34 milyar dolar; evlerde hizmet için çalıştırılanlar ise 8 milyar dolarlık bir iş hacmine sahip. Zorla çalıştırılan işçiler yoluyla elde edilen kar çalışanların cebine gitmiyor, kârdan vergi ödenmiyor. Bu durum ise dünyada zorla çalıştırılan işçi sayısının bugün 25 milyon kişiye tırmanmasında etkili olmuş görünüyor. (5)

Arap Baharı ile birlikte Kuzey Afrika ve Ortadoğu’dan Avrupa’ya göçün artması ile modern kölelik vakalarının sayısında da büyük artışlar oldu. Bir kısım Avrupa ülkeleri çareyi göçmenleri fiziki tedbirler ile sınırlarından uzak tutmakta arıyor. Göçün nedenlerine eğilip buralar için çözüm üretme gibi bir uğraşı yok. Oysa modern köleliğin küresel düzeyde önlenebilmesi için bölgesel çatışmaların durdurulması ve geri kalmış bölgelerdeki refah düzeyinin arttırılması şart. Ayrıca ülkelerdeki gelir dağılımındaki eşitsizliğin giderilmesi de gerekiyor. Bunun için de hükümetlerin başlangıç olarak iş fırsatları ve eğitim eksikliği gibi konularda yasal çözümler üretip bunları uygulamaya koymaları gerekli.

Ancak sorunun kökten çözümü, bu gibi maddi tedbirlerin manevi eğitimle güçlendirilmesiyle mümkündür. Sadece kendi rahatını, kendi huzurunu düşünen bencil ahlakın, paylaşmayı, birlikte yaşamayı temel alan, materyalist kaygılardan ziyade yardımlaşma gibi insan temelli bir bakış açısıyla değiştirilmesi gerekiyor. Materyalist kaygıların gerek toplumlar gerekse devletler bazında hem sosyal hem de ekonomik olarak daima yıkım getirdiğinin bilimsel delillerle gösterilmesi, bunun yerine ittifak ruhunun geliştirilmesi gerekiyor. Bunun için de hem devletlere hem sivil toplum kuruluşlarına hem de medyaya çok büyük bir görevler düşüyor. Çok yönlü bir kampanyayla çıkarlara değil insan odaklı bir politikaya yönelmek mülteci sorununu çözmede en önemli adım olacaktır.

Referanslar:

  1. Kerem Congar, İngiltere’deki ‘sömürü düzeni’ ve ‘köle’ olarak kullanılan mülteciler, Euronews 15 Temmuz 2016, http://tr.euronews.com/2016/07/15/ingiltere-deki-somuru-duzeni-ve-kole-olarak-kullanilan-multeciler
  2. Verisk Maplecroft, Modern Slavery Index 2017, 10 Ağustos 2017, https://maplecroft.com/portfolio/new-analysis/2017/08/10/20-eu-countries-see-rise-modern-slavery-risks-study/
  3. Christopher Tidey, Five-fold increase in number of refugee and migrant children traveling alone since 2010 – UNICEF, UNICEF 17 Mayıs 2017,  https://www.unicef.org/media/media_95997.html
  4. Forced labour, modern slavery and human trafficking,  http://www.ilo.org/global/topics/forced-labour/lang–en/index.htm
  5. BBC, Modern kölelik ile yılda 150 milyar dolar, 20 Mayıs 2014, http://www.bbc.com/turkce/ekonomi/2014/05/140520_moder_kolelik

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir