Kadınları en çok etkileyen şey nedir? Adnan Oktar’dan tavsiyeler…

Acı bir gerçek ama bir çok evlilik çıkar üzerine kurulmuştur. Adeta ince bir mühendislikle hesap yapılarak evlilik planlanıyor. Genç kızın arabası var mı, evi var mı, mesleği var mı, ütü yapıyor mu, kaynanasına bakar mı, onları hastaneye götürür mü, kaç çocuk yaparsa gelecekleri garanti olur. Delikanlı ne getirir ne götürür kime nasıl bakar gibi teknik özellikleri değerlendirerek evlilik yapıyorlar. Bunu açıkça söylemekten de çekinmiyorlar. Aşk zaten biter mantıkla evlenilir diyor. Aşk bitmez, biten hevestir. Bir süre sonra adam çubuklu pijamayı giyiyor, kadın bakımsız bir köşede yemek yapıyor. Kısa süre sonra evden kaçmalar, evden kovmalar, kavgalar, saldırganlıklar başlıyor. Müminin evliliği ise sadece Allah’ın rızasına göre yapılır ve her dakikası zevkli, her dakikası bereketli, her dakikası coşkuludur. Allah rızası düşünülmediğinde, Allah’ı haşa hiçe sayan beraberliğe, Allah’ın intikamı cedid olur.

Tutku Allah’a delice aşık olan ve kendi için yaşamayanların vasfıdır. Bencil insanın sevgiyi bilmesi imkansızdır.

Aşkın, tutkunun derin yönü budur; affedici olmak, merhametli olmak, koruyucu olmak, derin düşünmek, güzellikleri detaylı görmek, hikmetleri detaylı görmek ve sabır. Sabır çok önemli.

Gerçek tutkuda insan sevgiyi,fiziği için değil, Allah rızası için ona sunar. Çünkü güzellik kısa sürede gidecek. Allah için olan tutku çok güzeldir.

Kendi için yaşamayan insan kabadayıdır ve bu ahlaka sahip bir insan sevgiyi ve tutkuyu çok güzel yaşar. Egoist olan sevgiyi yaşayamaz.


Tutkunun oluşabilmesi için Allah sevgisi ve Allah korkusu olması gerekir. İnsan karşısındakinin şerefini onurunu kendisininkinden daha üstün görerek koruyorsa ve bir mücevher gibi ona özen gösteriyorsa o zaman tutku gelişir. Et kemik peşinde olan ise tutkuyu yaşayamaz.

Kadını en olumsuz etkileyen şey akıl zaafiyetidir. Kadının aradığı akıl, iman, derinlik ve tutkudur. Derin düşünemeyen, lafını sözünü bilmeyen, aklı zayıf birini gördüğünde kadın sevip bağlanamaz. Beyni kilitlenir, kendini zorlasa da sevemez.

Erkeklerin bir çoğu egoist olduğu için, kadınlarla arkadaşlıklarında sadece kendi egoist amaçlarına hizmet edilmesini istiyorlar. Kadınlar da naif varlıklar olduğu için çok olumsuz etkileniyorlar. Arkadaş olunacak insanın mutlaka Allah sevgisi ve Allah korkusu olan, egoistlikten kurtulmuş biri olması şart. Egoist olan birinin sevgiyi yaşaması mümkün değil. O sadece kendisini düşünür ve egoist olan mutlaka gaddarlık yapar. Kendi çıkarıyla çatıştığında mutlaka saldırganlaşır. Sevgi, egoistliğin bencilliğin olmadığı bir diyardır. Bencillik ve egoistlik gibi iğrenç bir sistemin üzerine sevgi oturmaz. Dolayısıyla bencil bir insanla bir genç kız asla arkadaşlık etmemeli.

Bir kadınla bir erkeğin birleşmesi için şartlar vardır. Bir kere kadının o erkeği çok sevmesi gerekir, saygı duyması, değer vermesi, güvenmesi gerekir. Helali olarak görmesi lazım, kalbinde tutku duyması lazım. Ancak o zaman Allah bir hoşnutluk duygusu verir. Yoksa köpek gibi bir kadının etine kemiğine saldırmak çok aşağılık bir harekettir.

Kadın, mübarek, muhterem, müberra bir varlıktır. Allah’ın tecellisi olarak aşkla, tutkuyla sevilir. Ona şefkat duyulur, merhamet edilir, kadın korunup, kollanır öbür boyu. O Allah’ın bir emanetidir.

Sırf şehvetten dolayı kadından zevk alınmaz ki. Tutkudan çok zevk alırsın, Allah’ın onun üzerindeki tecellisinden, ona merhametten zevk alırsın, şefkatten çok zevk alırsın. Koruyup kollamaktan çok zevk alırsın. Onun neşesinden, iyiliğinden, güzelliğinden zevk alırsın, sadakatinden, vefasından, hepsinin üstünde dindarlığından çok zevk alırsın.

İnsan sevdiğine aşkla bağlanır, tutkuyla bağlanır, acır, merhamet eder, onu ömür boyu koruyup, kollamak ister. Hatta en önemlisi ahirette sonsuza kadar beraber olmak ister. Öyle sevgi işte Allah için sevgidir.

Akıl, tutku ve derinlik kimdeyse kadın ona yönelir. Aşkın sonsuz derinliğine kendisini çekebilen bir erkek için kadın deli divane olur.

Sevgi, derin bir tutkudur. Gözlerinden sevdiğinin gözlerine akan, sevdiğinin gözlerinden de sana akan gizemli, tarif edilemeyen akıl almaz bir güce denir sevgi diye. Yoksa dokunmayla, sarılmayla değil. Sevgi, derin tutkuya denir.

Karşısındakine Allah’ın tecellisi olarak bakmayı bilmeyen sevgiyi yaşayamaz. Böyle insanların hissettiği sevgi değil, hevestir. Heveslerini giderir gidermez de kadından adeta nefret ediyorlar. Genç kızlar da bu yapıyı bildikleri için, kendilerince farklı tedbirler alıyorlar.

Sevginin mutlaka güzeller Güzeli Allah’a dayanması lazım. Allah’a, en güzel Sevgilimize, sonsuz Güzele yönelmeden sevgi isteyen mutsuz olur.

Kadın et kemik meraklısı değildir. Kadının isteği tutkudur. Kadın erkekte en yüksek ahlakı, en yüksek derinliği, en yüksek samimiyeti arar. Ve Kuran kadına tutkuda sınırsız hürriyet vermiş, kadının coşkulu sevgi ruhunu koruyan hüküm getirmiştir.

Genç kızlar ve kadınlar sevgiye çok açıktır, ama tutkuyla sevebilecekleri dürüst, samimi, candan birini neredeyse hiç bulamıyorlar. Bazıları vücudunu geliştirip kas yaptığında müthiş etkileyici olacağını zannediyor, akılları ve bakışları ise bomboş oluyor. Daha da acısı buna rağmen kendilerini çok akıllı sanıp kadını kandırabildiklerini zannediyorlar.

Romantizm aklın bir kenara konulması demektir. Akıl bir kenara konduğunda sevgi ve aşk kalmaz. Sevgi ve tutku akılla gerçek zeminine oturur. Akılcı olduğunda affedersin, cesur olursun, bencil olmazsın. Romantizmde ise insan çıkar için sevdiğini harcayabilir, affedemez, cesaret gösteremez.

Gerçek sevginin olabilmesi için insanın karşısındakinin samimiyetini görmesi gerekir. Samimiyeti gören kadın tutkuyla sever.


Çiçeği, anneyi, kediyi, kadını Allah’ın tecellisi olarak seversin. Güzel kokuyu, atları her şeyi, bütün hayvanları Allah’ın tecellisi olarak seversin. Eğer cisim olarak seversen et sevgisine dönüşür, etin de sevilecek bir yönü olmaz. Allah onun tedbirini alarak yaratmıştır.

Seven kadının yüzünde çok heybetli, etkileyici ifade oluşur. Göz aynı göz, cilt aynı cilt ama kadın sevgiyi yaşadığında bambaşka bir güzellik oluyor.

Sevgi en güzel samimiyetle anlatılır. Kadınlar samimiyetsiz iltifatlardan çok rahatsız olur. Bir kadını oradan burdan duyduğu kalıplaşmış cümleler kullanarak, içten bir saygı duymadan yapılan iltifat çok rahatsız eder. Kadın akılsızlığı ve samimiyetsizliği hemen anlar.

Tutku Allah’ın müminlere özel verdiği bir nimettir, bir nurdur. Saygı olmadan sevgi olmaz. Bir kadının karşısındaki saygı duyulacak vasıflara sahip değilse o kişiye saygı duyamadığı gibi tutku da duyamaz.

Maddiyata dayalı sevgi, sevgi değildir. İnandırıcı değildir. Bir kadın ev, araba için sevgisini veriyorsa bu çok küçük düşürücüdür.

Samimi sevgiye karşı kimse direnemez. Eğer ruh sahibiyse en katı kalpli insan dahi sevgi karşısında çözülür. Sevginin etki gücü karşıdakinin samimiyetiyle doğru orantılıdır. Filmlerden öğrenilen yapmacık ifadelerle sevgi gösterildiğinde bu kızdırıcı olur. Candan sevenin tek bir bakışında müthiş güçlü bir sevgi vardır.

Kadın detayı görebilen akıllı bir erkeği beğenir. Akılla sevgi içiçedir. Aklı olmayanın tutkuyu ve sevgiyi yaşaması mümkün değildir.

Sevgi için derin samimiyet, derin Allah korkusu gerekir. Allah sevginin şartlarını Kuran’da belirtmiştir, bunlar olmadığında sistem çöker. Sevginin oluşması için samimiyet olacak ama bazılarının her hareketi poz oluyor, elleri, bakışları, yürüyüşleri pozdan ibaret oluyor. Sistem samimiyetsizliğin üzerine kurulu olduğu için tutku olmuyor. Tutku özel bir güç gerektirir, taklidinin yapılması kadını çok kızdırır.

Kadın cennet nimetidir. Kadının sevgisini Allah kaderde özel yaratır. Sokağa çıkayım sevgiyi bulayım diye bir şey yoktur.

Kadının ana vasfı sevme ve sevilmedir. Sevgi olmadığında kadın yıpranmaya başlar, hayat zevki tamamen elinden gider.

Kadınları, erkeklerde en çok etkileyen şey akıl, güven, samimiyet, derinlik ve tutkudur. Ruhtaki deli aşk heyecanıdır. Sonsuza açılan coşkun sevgidir. Kadın et kemikten etkilenmez.

Tutkuyu Allah yaratır. Sen istediğin kadar tutkuyu taklit etmeye çalış, yerli filmlerdeki o üç numaralı bakış olur. Uydurma bir şey olur ve çok itici olur.

Tutku için karşıdaki insanın bir kere Allah’a tam teslim olması lazım. Allah’a tam teslim olmamış kişiye niye adam tutku duysun? Ete kemiğe tutku mu duyulur? O zaman kasaba gidersin, asılmış koyunlara tutkuyla bakacaksın. Ete kemiğe tutku olur mu?

Cennette tutku nasıl bir tutku biliyor musunuz? Dağı taşı yıkar, o kadar derin bir tutku. Hiç görülmemiş bir tutku var cennette, inşaAllah. Yani insanı eritir, o kadar mükemmel.

Kadının kendine bakım yapması için, tutkuyla teslim olması için, çok şiddetli sevmesi gerekir. Bakıyor, adamın Allah’tan, dinden haberi yok. Allah’ı sevmeyen adama, kadın niye yakın olsun?

Hakkıyla Allah’a hizmet ediyor mu, İslam’a hizmet ediyor mu? Sevgiyle, şefkatle, merhametle, akılla. Ne kadar kendini adamış, ne kadar akıllı, ne kadar hikmetli? Bunlara bakılır. Bunlar varsa tutku da vardır.

Tutkuyu, aşkı bilmeyen, kadının ruhuyla sevgi bağı kuramayan, sadece eti kemiği önemli gören gerçek sevgiyi hiçbir zaman yaşayamaz.

Genç kızlar ve kadınlar sevgiye çok açıktır, ama tutkuyla sevebilecekleri dürüst, samimi, candan birini neredeyse hiç bulamıyorlar. Bazıları vücudunu geliştirip kas yaptığında müthiş etkileyici olacağını zannediyor, akılları ve bakışları ise bomboş oluyor. Daha da acısı buna rağmen kendilerini çok akıllı sanıp kadını kandırabildiklerini zannediyorlar.

Kadınlar çok fedakar ve yiğittirler. Sevginin karşısında yapmayacakları yoktur. Cesaretleri ve sabırları çok yamandır. Allah’ın ihtişamlı, güzel, en sanatlı tecellisidir kadınlar.

Kadının üstünlüğü Allah’ın sonsuz sevgisine açılan kapı olmasıdır. Bu sebeple kadın üstündür. Kadını putlaştırmadan, imanla, Kuran’la, Allah sevgisiyle kadını seversen çok derin, zevkli ve güzel bir aleme girersin.

Bir kadının gerçekten sevdiği gözünden anlaşılır. Gözünde ancak gerçek sevenin anlayabileceği bir tutku, teslimiyet ve derin aşk oluşur.

 Bir insanın samimi sevgisini gözlerinden, ses tonundaki samimiyetten, kurduğu cümlelerden, kelimeleri seçmesinden, gösterdiği hürmetten, doğal saygısından anlarız. Kadınlar bu konuda Allah tarafından özel olarak ihya edilmiştir. Kendilerini koruyabilmeleri için tutkuyu ve aşkı hemen tanıyacak bir yetenekle donatılmışlardır. Yalan sevgiyle gerçek sevgiyi hemen ayırt ederler. Ruhları hassas bir cihaz gibidir. Bakar bakmaz, karşısındaki kişinin gerçekten sevip sevmediğini anlar.

Kız arkadaş edinen biri onun huzurunu, neşesini, iyiliğini korumak için elinden geleni yaparsa, onun namusuna haysiyetine sahip çıkarsa, o genç kızın ahiretini imanını düşünürse, hürmet ve saygı gösterirse, Allah o zaman çok güzel bir sevgi tecelli ettirir.

Bir kadını güzel yapan, insancıl, nezaketli, sevgi dolu, imanlı, Allah’tan korkan, Allah’ı seven olması ve yüzünde iffet ışığının görülmesidir.

Hiçbir akıllı kadın gerçek sevgiye, derinliğe, tutkuya karşı direnmez. Kadın sevgide samimiyetsizlik görürse kendini sevgiye kapar.

Sevgiden ruhu kaliteli bir insanın aldığı zevkle avamdan bir insanın aldığı zevk aynı değildir. Ruh kalitesi çok hayatidir.

Bir kadında beni en çok etkileyen şeyler akıl, tutku, temizlik, ruhundaki deli heyecan, Allah sevgisi ve Allah korkusudur.

Sevginin ve tutkunun üstadı kadınlardır. Erkek kadındaki tutkuyu, derinliği, aşkı seyreder. Bu güzelliği seyrederken ona aşk sunar. Ama aşkın ve tutkunun asıl kaynağı kadınlardır. Kadın sevgisiz uçsuz bucaksız bir deniz gibidir. Kadın ruhu kolayca bağlantı kurulan bir ruh değildir. Kadın önce değer verilmek ister. Kadın egoist bir insanı sevemez, gücü yetmez istese de sevemez. İstediği kadar yakışıklı olsun Allah bencil olanı kadına sevdirmez. Bir sanatçı gibi kadının ruhundaki detayları göremiyor ve ondan heyecan duyamıyorsan, kadında da etki oluşmaz. Yapmacık insanların suni tepkileri kadınlar için eziyettir.

Sevilenle seven arasındaki bağı Allah kurar. Allah sevgiyi ortak yarattığı için onun elektriğini ona, onun bakışının güzelliğini onun bakışına aktarır, karşılıklı bir nur alışverişi olur ve doğal olarak birbirini severler. Arada mesafeler de olsa Allah samimi sevginin elektriğini birbirine ulaştırır. Ama bir genç kızı sevenin onun hürriyetine müdahale etmeyeceğine, namusuna, iffetine, dinine, imanına canı pahasına sahip çıkacağına dair mutlaka güvence vermesi gerekir.

Şarkıların bir çoğunda hep hanımlara yönelik sevgiye, saygıya uygun olmayan, hakaret tarzında üsluplar kullanılıyor. Kadınları -güya- aşağılama ve onların değerini az gösterme anlamı taşıyan ya da dolaylı olarak bu anlama gelebilecek hiçbir güftenin yapılmasına müsade edilmemesi lazım. Bütün sanatçılarımızın bu konuda çok duyarlı olmalarını istirham ediyoruz.

Allah sevgisini bileni sevmek gerekir. Put seven olursa o felaket ve acıya dönüşür, Allah şirkten mutlaka intikam alır. Dindarca, Allah’ı çok severek, Allah’tan çok korkarak hareket edersen tutkunun aşkın kapısı açılır. Tutkunun kapısı sadece müminlere açılır. Tutkudan alınan zevkin şiddeti kişinin aklı, imanı, Allah’a yakınlığı derecesinde artar.

Kadınlar çok akıllı oldukları için karşılarındaki adamın samimiyetsizliğini, akıl zayıflığını hemen görüyorlar. Aklı zayıf bir insanın akıllı gibi davrandığını sanması, karşısındakini kandırdığını zannetmesi kadınları daha da kızdırıyor. Neredeyse sevecek kimseyi bulamıyorlar. Rol yapmadan, maske takmadan, oyun oynamadan yanında kendileri olabilecekleri kimseleri olmuyor. Ömür boyu yalnız sevgisiz yaşıyorlar.

İman, kadını kadın erkeği erkek yapıyor. Kadının da erkeğin de güçlü, sevgi dolu, derin olmasına vesile oluyor.

İffet, akıl, görgü, derinlik, tutku ve sevgi kadını müthiş güzelleştirir. Bunların her biri kadının süsüdür. Kadınları en çok yıpratan sevgisizlik oluyor. Sevgisizlik adeta tüm hücrelerini öldürüyor.

İnsan Allah’ı dost olarak sevecek ve güvenecek. Allah’ı sırdaş edinecek. Allah’ın onun sırlarını bildiğini bilecek, o da Allah’ın sırlarına kıskanç olacak, saklayacak. Allah’a gerçek dost olacak. En zor durumda, en sıkıştığı anda bile Allah’ı bırakmayacak. Allah’a sadakati mükemmel olacak. O zaman Allah o kişiye dostlar, arkadaşlar şeklinde sevgi olarak tecelli eder, Allah onu tecellilerine sevdirir, sadakat ve vefa gösterttirir. Ama kişi Allah’a karşı sadakat ve vefa göstermezse, o zaman o tecelliler bir anda onunla mücadele eden görüntülere dönüşür. Allah kendisiyle uğraşıldığında, kullarını o kişiye musallat eder.

Anneye ve babaya olan sevgi bilinen sevginin dışındadır. Anne-baba sevgisi apayrı bir boyuttur. Aile içinde tarif edilemeyen çok köklü, derin sadakate ve vefaya dayalı, derin merhamet ve şefkate dayalı bir sevgi bağı vardır. Sevgili sevgisi ise daha farklıdır. Beş duyuyla ifade edilen, derin tutkuya açık olan bir sevgidir. İnsan tutkuyu helaline duyar. Tutku uçsuz bucaksız delice bir duygudur. Şiddetli haz kaynağıdır. Şiddetli zevk veren bir nimettir.

İltifat ve övgü insana ferahlık verir. Sevgiyi tatmin etmenin en güzel yönlerinden biridir. Bir kedi görüp, çocuk görüp hiçbir şey söylememek çok rahatsız edicidir. Kadını da sevdiğinde insan güzelliğini ifade etmek ister. Övgü, Allah’ın sanatına övgüdür. Allah güzelliği nimet olarak veriyor, bu nimeti görüp övmek gerekir.

Kadına Allah korusun Darwinist mantıkla sadece et ve kemik gözüyle bakılırsa, çıkar elde etme isteğiyle yaklaşılırsa, gerçek sevgi ve saygı oluşmaz. Ama kadın Allah korkusu ve Allah sevgisiyle Allah’ın güzel bir tecellisi olarak sevilirse, o zaman Allah sonsuz sevgiye açılan Allah sevgisini kadının kalbine yerleştirir. Kişi sevdiği ve değer verdiği kadında Allah aşkını sonsuz tecelli olarak bulur. Sonsuz sevgide de asla bir azalma ve tükenme olmaz. Kadına Allah için saygı duyulursa, bu Allah’a yönelik ibadet hükmünde olur. Allah’ın tecellisi olarak görüp kadına hürmet edilirse, Allah’a karşı hürmet edilmiş olur. Kadına Allah’ın tecellisi olarak sevgi, şefkat duyulması, merhamet edilmesi hep ibadet hükmünde sayılır.

Aşk, Allah ile bağlantılı bir güzelliktir. Allah’ı insan çok sevdiğinde, Allah’a çok bağlandığında, Allah’ın tecellisi olarak insanı sever. İnsan eti kemiği sevemez. Allah’ı sevmeyi aşk haline getirirse, Allah ona insan şeklinde dünyada tecelli eder. O tecelliye duyulan sevgiye aşk denir.

Allah hep insanlarla beraberdir. Hepimiz Allah’ın ruhunu taşıyoruz. Allah bize aşkı, tutkuyu öğretiyor. Allah’ın en sevdiği aşk ve tutkudur. Allah aşkı ve tutkuyu sonsuza kadar yaşamamızı istiyor. Allah’ın bizi yaratmadaki asıl amacı budur. Aşkın içinde kabadayılık, fedakarlık, cömertlik, sabır, affedicilik, temizlik, nezaket, kültürlü ve görgülü olmak, nezih insan olmak gibi çok çeşitli zenginlikler var. Allah çok zengin, muazzam bir ruhun üzerine oturtuyor bu sevgi ve aşkı. O zaman hayat anlam buluyor.

Gerçek sevgiyi yaşamanın tek yolu samimiyettir. Her şeyin kilidi samimiyettir. Samimiyet demek vicdana direnmemek demektir. Vicdana karşı mantığı kullandığında simsiyah olur insan. İnsan hep vicdanını tercih edecek.

Güzel ahlaklı bir kadının sevgisi ve sadakati çok güçlüdür, sevdiği için her fedakarlığı göze alır.

Sevme ve sevilme birbirinin içine girmişi birbirinin içinde erimiş iki nurdur, seven kişi sevilir de. Tutkuyla seven birine, Allah’ı seven bir kadın asla karşı duramaz, tutkulu bir sevgiyle o kişiye bağlanır.

Her türlü manevi güzellik zorluklarla kazanılır. Sabır, cömertlik, şefkat, sevgi, merhamet hep zorluklarla kazanılan güzelliklerdir.

Bir kadın yaşlandı diye ona sevgide saygıda kusur etmek çok büyük ahlaksızlıktır ve günahtır. Müslüman karşısındaki kişinin sadakatini, vefasını gördükçe hep daha çok sever.

Sadakat sevgi için her şeyi yapabilme gücüdür. Anne sadakati çok derindir ve örnek alınacak niteliktedir. Sevdiğin için her şeyi göze almak sadakatinin derinliğini gösterir.

Tutkuyu yaşayamayan kadın ve erkek bir nevi azap içinde yaşar. Bu dünyada sevgiyi ve tutkuyu öğrenemeyen sonsuza kadar acı içinde yaşar. O yüzden dünyaya geldiğinde insanın ilk vazifesi Allah’ı tutkulu aşkla sevmektir.

Bir genç kıza verilen en değerli şey güvendir. Onun onuruna, haysiyetine, iffetine, neşesine, sevincine, imanına destek olacağına dair garanti vermek esastır. Gerçek sevgi bu güven üzerine oluşur.

Kadın güvenli ve huzurlu ortamda olduğuna inanırsa, namusuna iffetine onuruna zarar gelmeyeceğini anlarsa güç, kuvvet bulur. Tutku ve aşk olduğunda kadının cildinden, sesinden, gözünden, elektriğinden hemen anlaşılır. Allah sevgisinin ve Allah korkusunun olduğu ortam kadın için en güzel yaşanacak ortamdır.

Sen de Kuran’a teslim ol, sen de Allah’ı sev, sen de aşkı yaşa, sen de tutkuyu yaşa Allah seni de güzelleştirir. Hasetliği, kini, nefreti, kıskançlığı yaşarsan ne oluyor? Hücre kanserleşiyor. Burnu çirkinleşiyor, ağzı çirkinleşiyor, eli çirkinleşiyor, vücudu çirkinleşiyor.

İnsanlar hep yalnız; seveni yok, arkadaşı yok, dostu yok. Halbuki tutku çok güzeldir, sevgi çok güzeldir, aşk çok güzeldir, sevmek sevilmek çok güzel, saygı çok güzel, değer verilmek çok güzel. Birçok insan birbirine değer vermiyor, saygı duymuyor çok korkunç bir şey.

İman olmazsa nur da, akıl da, derinlik de, tutku da, sevgi de gider; geriye dehşet verici bir boşluk, dehşet verici bir manasızlık, imansızlığın kiri ve onun acımasız görünümü kalır. Başka bir şey kalmaz. Allah esirgesin.


Kuran’da anlatılan sevgi, gerçek sevgidir. Sevgi 7. hisdir, insanların çoğu bu ana hissi bilmezler. Kuran sevginin alt yapısını ve sanatını anlatır. Nasıl sevgiye kavuşacağımızı gösterir. Evin adresini gösterir, vasıtayı da gösterir. Kuran yolları gösterdiği için gider sevgiyi bulur ve coşkuyla yaşarız. Sevgi en yüksek ana duygudur, görmenin duymanın her şeyin üstündedir ve kainatın yaratılış sebebidir.

Sevgiyi bilen bir insanı bulduğunda dünyadaki en büyük hazineyi bulmuşsun demektir. Samimi sevgiyi bilen asla bırakılmaz. Eğer sevgiyi bileni bırakıyorsan Allah bir daha karşına sevgiyi çıkarmaz, seni şeytanınla baş başa bırakır. Sevgi çok ince ve detaylı akılla ortaya konan muazzam bir sanattır. Allah sevgiyi herkese nasip etmez.

Bir insanın Allah’a ne kadar sevgisi varsa Allah onu o kadar sever. Bir insan Allah ile ne kadar ilgiliyse, Allah onunla o kadar ilgilenir.

Bir insanın dünyaya dair hiçbir hırsı yoksa ve sadece Allah için yaşıyorsa, canı dahil her şeyini Allah’ın verdiğini bilerek yaşıyorsa o insan tutkulu aşkın namzetidir. O insana Allah tutkulu aşkı yaşatır.

Tutkunun oluşması için dünyadan geçmek, sevdikleri için yaşamayı bilmek gerekir. Sevdiği için yaşamayı bilmeyen tutkuyu asla elde edemez.

Birbirlerine güvenmeyen, saygısı olmayan insanların birbirlerini candan sevmesi mümkün değildir. Allah korkusu ve sevgisi olmayınca sık sık birbirlerini telefonla kontrol ediyor, “şu an nerdesin kimlesin” diyorlar, karşısındakinin söylediklerine inanmıyorlar. İman olmayınca güven ve sevgi olmuyor. Sevgiden anladıkları kavga etmek, birbirini itham etmek. Gün boyunca birbirleriyle didişiyorlar. Sevgi ve tutku müminlere has nimetlerdir.

Tutkuyu, sevgiyi, sadakati Allah yaratır. Sen Allah’ı haşa sevmezsen Allah sana seni sevenleri yaratmaz. Sen Allah’ı unutursan Allah seni unutur.

İffet, akıl, görgü, derinlik, tutku ve sevgi kadını müthiş güzelleştirir. Bunların her biri kadının süsüdür. Kadınları en çok yıpratan sevgisizlik oluyor. Sevgisizlik adeta tüm hücrelerini öldürüyor.

Gerçek sevginin olabilmesi için insanın karşısındakinin samimiyetini görmesi gerekir. Samimiyeti gören kadın tutkuyla sever.

Güzel olur, enaniyetli olur, hiçbir faydası olmaz. Güzellik bir fitnedir de aynı zamanda. Gençtir, güzeldir ama kibirden, büyüklük hissinden deliye döner. Çirkin zannedersin ama delice bir tutkusu vardır. O güzel dediğinin bin katı güzellik sunar sana.

Aşk yoksa, tutku yoksa, derinlik yoksa, gerçek sevgi yoksa sen ne istiyorsun o zaman, neyin anlamı kalıyor? Hani hayvan gibi insanlar var diyoruz ya nasıl bize itici geliyor, nasıl rahatsız edici oluyor, mahluk diyoruz. Ama mesela fedakarsa, cesursa, sabırlıysa, kararlıysa, yiğitlik yaparsa hayran oluyoruz.

Sevgiyi veren Allah’tır. Bu bir mucize olarak meydana gelir. Yani tutkuyu meydana getiren Allah’tır. Tuğyan ve dalalette tutku olmuyor. Uğraşıyorlar olmuyor. Ne yaparlarsa yapsınlar olmuyor. Filmlerde onu işliyorlar, romanlarda işliyorlar ama pratik hayatta asla. Niye? Çünkü bu imanda oluşan bir mucizedir. İmanlı erkek ve imanlı kadın arasında oluşan bir güzelliktir.

Allah için sevmezsen hep hüsran olur. Allah için sevmezsen, merhameti, şefkati, tutkuyu yaşayamazsın.

Kendini tamamen Allah’a vermiş, dünyadan tamamen çekilmiş, egoistlikten vazgeçmiş bir insanda tutkunun kapısı açılır. Tutku, Allah’ın rızasının en çoğunu arayan insanlara verilen özel bir nimettir.

Gerçek sevginin ve ruh derinliğinin kaybolması küçük çıkarlar peşinde koşan, tutkuyu bilmeyen yüzeysel insanların yetişmesine sebep oldu.

Mümin affederek sağlıklı sıhhatli olur Affedici olmak tutkunun, sevginin, aşkın ve dostluğun temel vasfıdır. Affedicilik yoksa sevgi oluşmaz.

Sevgi için Allah’ı çok sevmek Allah’tan korkmak lazım. Ondan sonra sevginin kapısı açılır ve tutku derecesi gelişir.

Kadınlara saygı ve sevginin ortaya çıkması Mehdiyet çağının imzasıdır. Kadına saygı olması için önce kadını yaratana, gerçek sahibine saygı ve sevgi önemlidir. Allah’a sevgisi, saygısı olmayanın kadının değerini anlaması mümkün değildir. Allah korkusu ve sevgisi zayıf olduğunda, kadına öfke ve nefret daha hızlı gelişiyor.

Kadına iltifat Allah’a iltifattır. Övgülerin tamamı Allah’adır. Kadına sevgi Allah’a sevgidir. Sevgi sözcükleri Allah’ı zikirdir. Yüz bin kere söylense bile çok azdır.

Bazı insanlar sevgiyi anlatmak için sadece internetten duydukları kalıp cümleleri kullanıyor. Oysa sevgi ruhtan dile doğal bir akışla akar. Konuşmaya ruhun paralelinde akar. Kadınlarda Allah bunu bir içgüdü olarak yaratmıştır ve kendisini dürüst seveni kadın hemen anlar. Kadın böyle güzel seven biriyle karşılaştığında adeta hipnoza girer. Sevgiyi gören kadın adeta dirilmiş gibi olur. Kadın samimi sevildiğinden emin olmak için defalarca yoklar. Samimiyeti ise sözcüklerden değil cümle kuruluşlarından, ses tonundaki doğallıktan ve bakışlarındaki derinlikten anlarlar. Gerçek sevgi kadına hayat veren ışıktır.

Gençlerin dimağının açılacağı neşeli ortamlar olması önemlidir. Gece gündüz ders çalış, eve gel internete bak, biraz televizyon izle, sabah kalk tekrar otobüs kuyruğuna gir, gençlerin neşesini elinden alan bir hayat olmamalı. Eğlence gençlerin dimağını açan bir güzelliktir. Gençler dost olacak, arkadaş olacak, iyiliği kaliteyi görecek, güzel şeyler görecek, dolu dolu yaşayacak. Bunlar illa para gerektiren şeyler değil, gönül işidir bunlar. Eğlence ruhun gıdasıdır. Eğlence, neşe, canlılık, sevgi olmadığında gençlerin dimağları kapanır, ciltleri ve sağlıkları da bozulur. Gençlerin eğlenmesi gülmesi hareketli neşeli olması milli bir konu olarak ele alınmalı.

Allah hep insanlarla beraberdir. Hepimiz Allah’ın ruhunu taşıyoruz. Allah bize aşkı, tutkuyu öğretiyor. Allah’ın en sevdiği aşk ve tutkudur. Allah aşkı ve tutkuyu sonsuza kadar yaşamamızı istiyor. Allah’ın bizi yaratmadaki asıl amacı budur. Aşkın içinde kabadayılık, fedakarlık, cömertlik, sabır, affedicilik, temizlik, nezaket, kültürlü ve görgülü olmak, nezih insan olmak gibi çok çeşitli zenginlikler var. Allah çok zengin, muazzam bir ruhun üzerine oturtuyor bu sevgi ve aşkı. O zaman hayat anlam buluyor.

Kadının güzelliği ruh gücüne, gözündeki akıl ve tutku gücüne göre değişir. Güvenilir, akıllı, tutkuyu bilen bir kadın çok etkileyicidir.

Aşk ve tutku bir çiçek gibidir, korumak zordur. Sabır, müşfiklik, şiddetli Allah korkusu ve Allah sevgisi, koruyup-kollama duygusu gerektirir.

Akıllı kadına aşık olunur. Akıllı ve güzel huylu bir kadın derin tutkuyla sevilir.

Aşk, Allah sevgisinin en yüksek halidir. Allah’ın yarattıklarını sevmek, Allah’ın tecellisini onlarda görmek ve onları tutkuyla sevmek aşktır.

Kuran’da tarif edildiği gibi Allah için seviyorsan, karşındaki de mutlaka seni sever. Candan sevene karşı kimse direnemez. Gerçekten sevene direnen tarihte görülmemiştir. Candan sevgiye her zaman tutku ve coşkuyla karşılık olur.

Tutku ve tutkuyu alma gücü müminler için yaratılmış özel bir nimettir. Cennet güzelliğidir tutku. Tutkudan anlamayan insana sevgi duyulmaz. O insan sevilmeye layık değildir.

Bakışlardaki derinlik ve tutku Allah tarafından özel yaratılan bir sistemdir. Önce Allah’a aşık olmak, Allah’a dost olmak lazım. Allah’a aşık olana Allah seveceği, tutku duyacağı güzelliklerle tecelli eder.

Kadın güzelliği akılla birlikte olduğunda nefes kesici olur. Aklı zayıf olması bir kadın için vahim bir durumdur. Bir kadın derin düşünüyorsa, güzel ahlakı seviyorsa, Allah’a aşıksa, tutkuyu biliyorsa, akıllıysa metafizik bir etkileyiciliği olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir