Kadınlara güzel hayat sunalım diye bir kampanya başlatalım.

Kadınlara güzel hayat sunalım diye bir kampanya başlatalım. Özellikle genç kızların istedikleri gibi yaşayabilecekleri bir ortam sağlayalım. İstedikleri makyaj malzemesini alabilecekleri, istedikleri kıyafeti giyebilecekleri, onları mutlu edecek her şeyi sağlayalım.

Kadınlar diledikleri gibi hür hareket edecekler. Erkekler de onların onuruna, namusuna çok titiz olacak, saygı gösterecekler.

Kadını “hizaya getirmek” kimsenin haddi değil. Kadınlar nasıl erkeklere karışmıyorsa, erkeklerin de kadınlara karışmaya hakkı yoktur.

Bu yüzyıl kadınların hürriyet yüzyılı olacak. Kadınlar her yerde huzur güven içinde yaşayacak, istedikleri gibi giyinecek, istedikleri gibi gülecekler.

Kadınlar rahatça dekolte giysin, makyaj yapsın, hayat enerjilerini yok etmek isteyenleri hiç ciddiye almasınlar, özgür yaşasınlar.

Kadın neşesi çok büyük bir nimettir. Kadınların sokaklarda yere bakarak değil kahkahalarla neşe içinde dolaştıkları günleri göreceğiz.

Kadınların toplum içinde rahat etmesi için kadına saygının öğretilmesi gerekir. Toplu taşıma araçlarında kadınlara saygı çok önemlidir.

Kadınlar cennetin de dünyanın da süsüdür. Kadınlara sevgi ve saygı duymayı bilmeyenler önce içlerindeki sevgisizliği ortadan kaldırmalı.

Çarşaflı da olsa dekolte de olsa tüm kadınların saygı gördüğü bir dünya istiyoruz.

Kadınlar dünyadaki en güzel varlıklardır. Allah’ın Cemal isminin en mükemmel tecellisidir kadınlar. Merhamet, sanat, incelik yönleri üstündür.


Her yerde kadınların üzerindeki baskıyı kaldıralım. Kadın medeniyetin, hayatın kaynağıdır. Kadın mübarektir. Kadınlara genç kızken evlen diye ailesi, evlendikten sonra hem kocası hem ailesi akıl almaz eziyor. Kadın boşanmak istese bu sefer dul kadın hakkında akıl almaz ithamlar ortaya atılıyor. Bu çirkinliklerin hepsini kaldıralım, kadınlar çok ferah, huzurlu yaşasın.

Kadınların üzerinde o kadar yoğun baskı var ki tek seçenekleri bakımsız olmak, özensiz yaşamak oluyor. Bakımlı, cazibeli, özenli olduklarında çok sayıda insan onları suçlu olarak görüyor. Kadının güzelliğini elinden almaya azmetmişler. Kadınları ezen bu zihniyeti ilimle irfanla tamamen kazıyacağız inşaAllah.

Kadın haklarını korurken, kadınların özgür olduğunu fiilen göstermek önemlidir. Sözlü garanti tek başına yeterli olmaz. Kadının dilediği gibi giyinebileceğini, neşeli yaşayacağını, kıyafetine kimsenin karışmayacağını, istediği gibi eğlenebileceğini göstererek en güzel garanti verilir. Bizim yayınlarımız anlattığımız özgür, aydın İslam anlayışının nasıl bir güzellik olduğunun delilidir. Bu asır kadınların asrı olacak, artık özgür olacaklar. Allah’ın izniyle dünyayı cennete çevireceğiz.

Kadınlara karşı kurulmuş köklü bir erkek hakimiyeti var. Bunu da desteklemek için gelenekçi Ortodoks sistemde yüzlerce madde oluşturmuşlar. Yüzlerce maddeyle kadını aşağılıyor yüzlerce erkeği yüceltiyorlardı. Bizim Kuran ahlakını ortaya koymamızla bu fitnenin artık etkisi azalacaktır. Mehdi devrinde ise kadınlar için tam bir altınçağ olacaktır.

Bağnaz sistemde cehennem ehlinin %90’ının kadınlar olduğuna inanıldığı için kadına bakış açısı en baştan çok yanlış oluyor.

Toplu taşıma araçlarında kadınların onuru oradaki tüm insanlara emanettir. Kadınlar her zaman öncelik, hürmet, saygı görmelidir.

Kadınları erkekleştirdikleri erkekleri de kadınlaştırdıkları ve bunu meşrulaştırdıkları için homoseksüellik yayılıyor.

Bazıları kadınlara gülmeyi bile çok görüyorlar. Kadınlar dünyanın en güzel süsüdür, alabildiğine hür olacaklar, her yerde hürmet görecekler.

Kadın düşmanlığı, kadınların istediği gibi yaşayamaması çok korkunç. Tüm insanların özgür ve rahat yaşaması esas olmalı. Kadına bakan bir insan bir çiçeğe, bir sanat eserine bakar gibi koruma hissiyle, sevgiyle ve saygıyla bakmalıdır.

Kadınların ekonomik özgürlüğü önemlidir. İş yerlerinde kadınlara öncelik verilmeli ve kadınların her yönden çok güzel korunmaları gerekir.
Allah dünyayı bakımla güzel olacak şekilde yaratmıştır. Kadınların bakımlı olmalarını suç gibi gösteren zihniyet Kuran’a uygun değildir.

Kadının erkeklerle görüşmemesi, izole olması, eve kapanması fikri Kuran’da yoktur. Kuran’a baktığımızda Hz. İbrahim’in eşinin erkeklerle konuştuğunu, Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın kızlarıyla görüşüp konuştuğunu, Hz. Süleyman’ın Sebe Melikesiyle görüştüğünü görüyoruz. Kuran’a göre kadın güvenilir olan ortamda, herhangi bir tacize veya rahatsız edilmeye maruz kalmayacağı ortamda, dilediği gibi rahat olur. Allah kadınlara özgürlük vermiştir.

Kadınların çoğu korku içinde yaşadıkları için farklı savunma mekanizmaları geliştiriyorlar. Önce kadınları baskıdan kurtarmamız, güvenli bir hayat sunmamız gerekiyor. Sokak baskısını, toplum baskısını, aile baskısını, gelecek korkusunu genç kızların üzerinden kaldırdığımızda onlar da hayat bulacak, çok rahat yaşayacaklar inşaAllah.

Kadına şiddeti önlemek için, Darwinist eğitimin önüne geçmek gerekir. Kadınlara -haşa- insanla hayvan arası bir varlık denmesi felaketin başıdır. Bu şekilde -haşa- kadına “insana benzeyen hayvandır” demiş oluyorlar. Bu yanlışın düzeltilmesi için gelenekçi İslam anlayışını düzeltip Kuran’a dayalı gerçek İslam anlayışını tüm dünyaya hakim kılmak gerekir. Gelenekçi İslam anlayışındaki hurafelere dayalı anormal hükümlerin yanlışlığının insanlara anlatılması gerekir.

Kadınlara çok zulmediliyor. Aşkın sanatçısı kadınlar feci şekilde eziliyorlar. Kuran’da emredildiği gibi herkes herkesi korusa kadınlar çok rahat yaşarlar.

Kız çocuklarını ikinci sınıf gören bir zihniyet dünyanın hemen her yerinde var. Kadınları ezen bu sisteme ilimle irfanla izin vermeyeceğiz.
Kadınların pantolon giymesi, kaşını aldırması haramdır diye bir hüküm Kuran’da yok. Bunlar hurafelerle dolu sistemin dehşet verici ifadeleridir.

Kadınların alabildiğince özgür oldukları bir dünya en büyük ideallerimden biridir. Kadınların üzerindeki acımasız baskıyı kabul etmiyorum.

Kadın dünyanın süsüdür. Kadınlar her yerde güzellik olarak tezahür edecekler. Kadın hayatın her alanında olacak.

Kadınlara özgürlük çok yakışıyor. Kadın kendi vicdanıyla nasıl giyineceğine nasıl yaşayacağına kendisi karar verir.

Kadınlara sevgi ve saygı aklı başında her Müslümanın vasfı olmalıdır. Kadın dünyanın göz aydınlığıdır, dünyanın en güzel süsüdür.

Kadınların 6. duyusu çok güçlüdür, detayları iyi görürler, koku renk ve ses analizleri de güçlüdür. Kadınlara aklı zayıf demek akılsızlıktır.
Kadınları aklı zayıf ve potansiyel suç makinası gibi göstererek hayatlarını ellerinden alıp onları ve hayatı çökertmeye çalışan şeytandır.

Erkeklerin hakim güç olduğuna, kadınların aklı zayıf, her an her şeyi yapabilecek tehlikeli varlık olduğuna inanmışlar. Bu yanlış düşünce yüzünden kadınları sürekli baskı altında tutuyorlar. Kuran Müslümanlığında böyle bir baskı sistemi yoktur.

Erkekler diledikleri gibi giyiniyorlar ama kadınlara her şeyi yasaklıyorlar, bu oyuna hep birlikte son verelim.

Dekolte kadınları ikinci sınıf insan gibi görüp onları dışlayan bir üslup çok çirkindir. Müslüman her kesime saygılı ve nezaketli olur.

Allah’ın izniyle dünyayı kadınlar için cennette çevireceğiz.

Dünyanın güzelleşmesi, kadınların özgür olması için var gücümüzle gayret edeceğiz. Şeytanın dünyayı mutsuz etmek için oynadığı oyunu bozacağız.

Kadınları İslam’dan uzaklaştırmaya çalışanlara kimse itibar etmesin. Kuran kadınlara alabildiğine özgürlük verir.

Kadınlara karşı üst perdeden, kendini onlardan üstün gören bir üslubu kullanmak kimseye yakışmaz. Müslüman tevazulu olur.

Kendileri plajda bikinili kadınların arasında oturan bazı kişilerin dekolteyi eleştirmesi samimi bir tutum olmuyor.

Kadınların merhametli ve affedici olmasından istifade ederek bir çok zalim kadınları ezmeye kalkmış. Kadınları ezme devri artık bitti.

Kadınlar istediği gibi giyinecek, istediği gibi makyaj yapacak, istediği gibi sokakta gezecek. Kimse ne yapacaklarına karışmayacak.

 Kadına şiddetin önlenebilmesi için bu konuda kadınların önüne çıkarılan tüm bürokratik engellerin ortadan kaldırılması şarttır. Kadına yönelik ciddi bir tehdit ve cana kasıt olduğunda tehdit eden kişiyi yıldıracak kanuni ve hukuki önlemler alınması gerekir.


Kadınların hoşlarına giden işlerde çalışması güzel olur. Ağır iş dallarında çalışmaları beni vicdanen rahatsız eder.

Kadınları ezerek, güzelliklerini yok ederek sevgiyi, aşkı, tutkuyu ortadan kaldırmak istiyorlar. Kadın güzelliği muhteşem bir nimettir.

Abartılı makyaj diye bir şey yoktur, yakışan makyaj vardır. Kadınlar nasıl beğenip seviyorlarsa öyle makyaj yapsınlar. Kimse karışmasın.

Kadınları güzelleştiren en önemli şeylerden biri özgürlüktür. Kadın özgürce yaşayabildiği zaman hayat bulur. Biz kadın özgürlüğünün esas olmasını istiyoruz, kardeşlerimiz sevgisiz, baskıcı, nefret dolu tiplerin sözlerini hiç ciddiye almasınlar.

Kadınlara kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortam sağlanmıyor. Çoğu yerde kadın potansiyel suç makinası gibi görülüyor. Bir kadının saçını boyamasını, gülmesini, güzel olmasını, bakım yapmasını, güzel kokmasını, güzel bakmasını her şeyi suç gibi gösteriyorlar. Kadını her yerden baskı altına alıyorlar. Kadın da kendini korumak için çeşitli mekanizmalar geliştiriyor. Bunun düzelmesi için önce özgürlük sağlanmalı.

Kadınlar özgür olduğunda, güzellik, neşe, sanat baskı altına alınmadığında İslam ahlakı dünyaya çok hızla hakim olur.

Plaja giden, bikinili kadınlarla aynı ortamlarda bulunan bazı kişilerin dekolteye karşı samimiyetsiz bir tepkileri oluyor. Bunun sebeplerinden biri de dinin hayatın dışında olduğuna ya da din olduğu yerde neşe, güzellik, müzik, sanat olmayacağına inanmaları. Dinin içinde hayat olmayan ölü bir sistem olduğuna inananlar bizim cıvıl cıvıl neşe dolu hayatımızı görünce önce şaşkınlık yaşıyorlar. Ama yavaş yavaş Kuran Müslümanlığının alabildiğine özgürlük olduğunu görüyorlar ve İslam’dan uzak durmaları ortadan kalkıyor.

Bırakın kadınlar özgür olsun, istedikleri kadar makyaj yapsınlar, istedikleri gibi giyinsinler, bakımlı dolaşmaktan çekinmesinler. Kadınların özgürlük istemeleri en haklı talepleridir. Kadınların baskı altına alınması hayatın güzelliğinin ortadan kaldırılmasıdır.

Kadınlar onuru, şerefi, namusu çok iyi bilir. Kadını yönlendirmek gerekir düşüncesi çok yanlıştır. Birinin çıkıp şunu giyeceksin, şuraya gideceksin, bunu yapmayacaksın demesine gerek yoktur. Mümin kadın kendi vicdanıyla doğruyu yanlışı ve kendisini nasıl koruyacağını bilir. Kadınların mutluluğunu hiçbir şey etkilemesin. Kendi kurallarını kendileri koysunlar. Toplumun, mahallenin, insanların kendilerine kural koymasına izin vermesinler, baskıya boyun eğmesinler. Kuran’ın kuralları herkese yeter. Kuran’daki özgürlüğün dışında bir hayat olmaz Müslüman için. Kuran artı toplumun kuralı, Kuran artı yanlış gelenekler demek hayatı zehir etmektir. Sadece Kuran’ın sınırları yeterlidir.

Sevginin ve tutkunun üstadı kadınlardır. Erkek kadındaki tutkuyu, derinliği, aşkı seyreder. Bu güzelliği seyrederken ona aşk sunar. Ama aşkın ve tutkunun asıl kaynağı kadınlardır. Kadın sevgisiz uçsuz bucaksız bir deniz gibidir. Kadın ruhu kolayca bağlantı kurulan bir ruh değildir. Kadın önce değer verilmek ister. Kadın egoist bir insanı sevemez, gücü yetmez istese de sevemez. İstediği kadar yakışıklı olsun Allah bencil olanı kadına sevdirmez. Bir sanatçı gibi kadının ruhundaki detayları göremiyor ve ondan heyecan duyamıyorsan, kadında da etki oluşmaz. Yapmacık insanların suni tepkileri kadınlar için eziyettir.

Darwin kadınlar için “gelişimini tamamlamamış hayvandır” diyor. Gelenekçi ortodoks sistem de kadınlar için “insanla hayvan arası bir varlıktır” diyor. Kadın buçuktur, yarım varlıktır diyor. Kadın aleyhtarı sistem muazzam çalışmış. Uydurma hadislere dayanan bu izahları bazı Müslüman kadınlara da kabul ettirmişler. Oysa ki Peygamberimiz (sav) kadınları canı gibi sever, mübarek ve kutsal birer varlık olarak görür. Gelenekçi ortodoks birtakım şahısların kadınlara yönelik hadis diye öne sürdükleri bu tarz uydurma sözler o devrin münafıklarının Peygamberimiz (sav)’e yönelik iftiralarından ibarettir.

Kadınların bakımlı ve güzel olması Kuran’a göre haram değildir. Kuran’da alabildiğine kadın hürriyeti vardır.

Deccaliyet tarih boyunca kadınları hedef almış. Hindistan’da kocası öldüğünde karısını da canlı canlı yakıyorlar. Hemen her ülkede kadınsa mutlaka dövülmesi, ezilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Güney Amerika’daki duvar kabartmalarında kadınları canlı canlı kuyulara atmak gibi delice ayinler var. Binlerce yıldır çirkin bir gelenek olarak gelen kadın düşmanlığını Mehdiyet tamamen ortadan kaldıracaktır.

Kadını potansiyel her türlü kötülüğü yapacak biri olarak düşünüp kıskanmak çok çirkindir. Kıskanmak ancak daha çok koruma isteği anlamında olabilir. Kadınlar kişiliklidir ve aklı başındadır. Kadın onuruna düşkündür. Kadına potansiyel şüphe gözüyle bakmak vicdansızlıktır.

Kadınları ezecek hazır bir hurafevari inanç sistemi var toplumda. Kadınların her şeyine karışan ve kadınların her türlü özgürlüğünü kısıtlayan bir felsefe var. O insanç felsefesini kaldıracak bir ana güce ihtiyaç var. Bu ana gücün adı Mehdiyet’tir. Kadınların hak ettiği değeri görmeleri için Allah’ın dilemesiyle Mehdiyetin dışında bir yol yoktur.

Darwinizm kadınları evrimini tamamlamamış hayvan gibi görüyor. Darwin kadın için evdeki köpekten daha iyidir diyor. Gelenekçi Ortodoks İslam’da da kadını yarım insan gören anlayış var. Kadınların aleyhinde yüzlerce hüküm var. Bu yüzden bayağı bir insan kadın düşmanlığıyla yetişiyor. Kadınlar kaliteli, mübarek, asil varlıklardır.

Dinin konuşulduğu ortamda kadınlar olmaz demek çok yanlış. Din kadını dışlamaz. Kadın, dinle zıt bir varlık değildir. Tam tersine kadın mübarektir ve dinle iç içe olan bir varlıktır. Dinin olduğu yerde kadın olmaz mantığı gelenekçi sistemin etkisiyle gelişmiş bir yanlış mantıktır. Hac’da nasıl kadınlarla erkekler birlikte ibadet yapıyorsa, hayatın her alanında da dini ortamlarda da kadınlar olacaktır.

Kadını korumak, ona sevinç vermek, onun iyiliğini güzelliğini muhafaza altına almak bir zevktir. Delikanlılar kabadayı ruhlu olup kadınlara en iyi şekilde sahip çıksınlar. Genç kızları yalnız bırakmak yakışık almaz.

Kadınlara saygı ve sevginin ortaya çıkması Mehdiyet çağının imzasıdır. Kadına saygı olması için önce kadını yaratana, gerçek sahibine saygı ve sevgi önemlidir. Allah’a sevgisi, saygısı olmayanın kadının değerini anlaması mümkün değildir. Allah korkusu ve sevgisi zayıf olduğunda, kadına öfke ve nefret daha hızlı gelişiyor.

Kadınların güvence beklentisi haklı. Çünkü pek çok konuda kadın erkeğe göre daha dezavantajlı oluyor. Hem beden gücü olarak hem de toplumun baskısı açısından kadının önünde daha çok zorluk oluyor. Erkek bir şey yaptığında onun “onuru” oluyor, kadın yaptığında ise hemen gayri ahlaki olmakla itham ediliyor. Zina kadın için de erkek için de çirkin ve haramdır. Eğer delikanlılar, genç kızların namusuna, iffetine, onuruna, haysiyetine sahip çıkacaklarını canları pahasına onları koruyacaklarını garanti ederlerse o zaman kadınlar da kendilerini güvende hisseder ve daha rahat yaşarlar.

Kadınlar çok heyecan verici, muhteşem güzel nimetler. Dünyanın bu nimetin farkında olmamasına şaşırıyorum. Sevgi anlayışları, vefa duyguları, sadakatleri, güzelliği bilmeleri, detayları görebilmeleri, sanat anlayışları, merhametleri ve daha bir çok yönleriyle çok çok değerliler.

Kadınların her şeyine karışmaları gerektiğine inanıyorlar. 10 yaşında çocuk bile ablasının kıyafetine karışıyor. Kadınların hür ve huzurlu olması gerekir. Kadınları rahat bıraksalar kadınlar tüm dünyayı nefis güzelleştirirler. Her sokağı, her binayı müthiş güzel süslerler.

Kadınlar saygı ve sevgiyi müthiş hak ediyor. Deccaliyet kadınları ezmek için hem Darwinizmi hem de müşriklerin şirk inancını kullandı. Yakın bir gelecekte kadınlar müthiş bir rahatlığa ve güzelliğe erecekler.

Kuran’da kadınları zorlayan, açmaza sokan hiçbir hüküm yoktur. Gelenekçi ortodoks İslam anlayışının kadınları hor gören mantığı müşrik, putperest dönemden gelen batıl bir zihniyettir.

Kadınlar merhametin, şefkatin, güzelliğin, temizliğin kalesidir. Benim için dünyadaki en değerli varlıktır. Bana göre kadın kutsal ve yücedir. Bir sanat eseridir. Kadınları ezmeye yönelik her düşüncenin ve hareketin ilimle irfanla hep karşısında olacağız.

Kadınları şehit edip sonra da “aşk öfkesinden, aşk cinayetinden” bahsetmek çok büyük çirkinliktir. Cinayet alçaklıktır, aşkla bir ilgisi yoktur.

Kadınlara saygı duymayan kişiler, kadına tuzak kurma mantığıyla, ele geçirmek gözüyle bakıyor. Ele geçiremediğinde de kadın güzelliğine haset ediyor ve kadınları tamamen baskı altına almak istiyor. Kuran bu baskı sistemini tamamen kaldırıyor.

 Adnan Oktar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir