Muharref Tevrat'ı ezbere bilecek kadar dindar
bir Yahudi olan ve en büyük düşü Kudüs'teki Süleyman Tapınağı'nı
inşa etmek olan Kristof Kolomb, hayatının en önemli kararını verip
yola çıkarken macera peşinde koşuyor olabilir miydi? Klasik anlatımlarda
sıkça rastlanan para ve şöhret hırsı, bu denli sofu bir yahudinin
böyle bir yolculuğa niçin çıktığını açıklamak için yeterli sayılabilir
miydi?Kuşkusuz hayır... Kolomb'un "kutsal ve Siyonist" amaçları
çeşitli Yahudi kaynaklarında vurgulanıyor. David M. Eichhorn, şöyle
diyor: "Kolomb, gerçekte Yeni Dünya için ayrılıyordu. Aslında bu
Yeni Dünya'nın varlığını önceki Vikingli kaşiflerin araştırmalarından
biliyordu. Esas gizli amacı, güçlü Yahudi dostları için bir yer
bulmaktı." Amerikan The New Republic dergisinin yazdığına göre,
Yahudi tarihçi Simon Wiesenthal da Kolomb'un İspanya'dan sürülen
Yahudilere yeni bir yurt bulmak için yola çıktığına inanır. Buna
göre Kolomb'un amaçlarının başında Osmanlı (yani İslam) karşıtı
bir cephe oluşturma ve Kudüs'teki Kutsal Süleyman Tapınağını inşa
etmek için "finansman" bulma özlemi geliyordu:
Kolomb'un yolculuğunun amaçları: 1. Hıristiyan
Kral Prester John'a ulaşarak Osmanlı'ya karşı ikinci bir cephe açmak.
2. Kutsal yerleri kurtararak, 'Süleyman Tapınağı'nı yeniden inşa
etmek... Kolomb'un 1481 yılında tuttuğu günlüğünde Flavius Josephus'dan
bölümler var. Josephus'un notları arasında 'Ophir' ülkesinden bahsediliyor.
(Altın ülke) Zengin altın yatakları olan bu ülkeden çıkaracağı altın
ve elmas ile Süleyman Mabedi'ni yeniden inşa ettirmeyi düşünüyordu.
Tüm bunlar, Kolomb'un yolculuğuna önemli bir metafizik boyut olduğunu
göstermektedir. Bunun bazı görünür işaretleri de vardır. "Yahudi
Ansiklopedisi" Encyclopaedia Judaica, Kolomb'dan sözederken, onun
yola çıkarken ilginç bir Yahudi ritüelini uyguladığını bildiriyor:
Kolomb, bütün hazırlıklar tamam olmasına rağmen, yola çıkmak için
tam bir gün görünür hiçbir neden olmamasına rağmen beklemiştir.
Judaica, Kolomb'un yola çıkmaktan uzak durduğu günün, Yahudi takvimine
göre Av ayının dokuzu olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü Av ayının dokuzu,
Süleyman Tapınağı'nın yıkıldığı gündür ve bu gün Yahudiler oruç
tutarak, tapınağın yıkılışının yasını tutarlar.Anlaşılan Kolomb,
kutsal yolculuğunun tarihini de, kutsal Yahudi geleneklerine göre
belirlemiştir. Süleyman Tapınağı ile ilgili geleneklere... Tapınağın
yıkıldığı günü dini kurallara uygun olarak yas tutarak geçiren Kolomb,
ertesi gün Yeni Dünya'ya doğru yola çıkmıştır...
Kolomb'un Yeni Dünya'ya ayak bastığı 12 Ekim 1492 tarihi ise, yahudi
takviminin bir başka önemli günüdür: 21 Tişri 5253, yani Sukkot'un
son günü, Hoshana Rabba.Tüm bunlardan, Kolomb'un iki büyük hedefi
olduğu ortaya çıkıyor; Yahudiler için iyi bir toprak bulmak ve yeni
zenginlikler elde ederek Mesih'in yeryüzüne geliş alameti olarak
sayılan Süleyman Mabedi'ni inşa için güç sağlamak...Kolomb'un yolculuğunu
kimlerin organize ettiğini, kimlerin bu iş için "lobi" yaptıklarını
incelediğimizde ise, yolculuğun sözkonusu kutsal amaçlar için düzenlenmiş
organize ve planlı bir hareket olduğu daha da kesinlik kazanıyor.
Kolomb'un Ardındaki YahudilerKolomb'un seferi
bir günde karar verilmiş bir yolculuk değildi. Olamazdı da; çünkü
zamanın şartlarında okyanusa açılarak Batı'ya doğru ilerlemek son
derece büyük ve riskli bir işti. Kral ve Kraliçe'nin buna izin vermesi,
bu iş için kaynak ayırmayı kabul etmesi, uzun ikna ve "lobi" çabalarının
sonucunda olmuştu.Kral ve özellikle Kraliçe'yi Kolomb'u desteklemeye
ikna edenler ise Yahudilerdi. Kolomb'un en büyük destekçileri, üçü
de birer "konverso" (görünüşte Hıristiyanlığı kabul etmiş Yahudi)
olan Luis de Santagnel, Gabriel Sanchez ve Isaac Abrabanel idi.
Kolomb, bunların yanısıra, yine bir Yahudi olan Abraham Ben Samuel
Zacuto'nun çizdiği astroloji haritalarından ve onun öğrencisi olan
bir başka soydaşının, Joseph Vechinho'nun geliştirdiği astrolojik
yön bulma aygıtlarından yararlandı. Bu kişilere tek tek baktığımızda,
son derece ilginç gerçeklerle karşılaşıyoruz...
Santagnel, Kral'ın hazineden sorumlu genel müfettişiydi
ve Kolomb'u Kral'ın huzuruna çıkaran, sonra da onun lehinde Kral'a
telkinlerde bulunan en önemli isim o oldu. Santagnel, ayrıca Kral
ve Kraliçe'yi Kolomb'un finansmanı için gerekli parayı kendisinin
kolaylıkla bulabileceğini söyleyerek ikna etti. Gerçekten de Kolomb'a
hazineden tam 1.140.000 maravedi vererek yolculuğun finansmanını
sağladı. Kolomb, yolculuğundaki gelişmelerle ilgili ilk mektubunu
da ona yazdı. Gerçekte Yahudi kimliğini koruduğunun en önemli işaretlerinden
biri ise nüfuzunu sürekli olarak yahudilere destek olmak için kullanmasıydı.
Saraydaki diğer konverso Gabriel Sanchez ise,
İspanya'nın iki krallığından biri olan Aragon'un hazine bakanıydı.
O da Kolomb'a finansman sağladı. Kolomb'un yolculuğu ile ilgili
mektup yolladığı ikinci kişi oydu.
Isaac Abrabanel ise Kolomb'a yardım edenler içinde gerçekte en önemli
kişiydi. Çünkü Kolomb'a önemli para desteği veren Abrabanel, bu
teknik yardımının yanısıra olayın metafizik boyutunu da hesaplayanların
başındaydı. İspanya'daki Yahudi toplumunun önde gelen isimlerinden
olan Abrabanel, ünlü Kabalacı hahamlardan Joseph Abraham Hayyun'dan
Kabala ve Talmud eğitimi almıştı. (Kabala: Yahudi Mistisizminin
kaynağı. Batıni ilimlerin ve büyünün temel kaynaklarından biri olarak
kabul edilir). Abrabanel, kilit bir isimdi; 1484 yılında Kral ve
Kraliçe'nin emrine girmiş ve ülkedeki vergi toplama işini denetlemek
üzere tam yetkiyle atanmıştı. Önemli icraatlarından birini, Granada'daki
Müslümanlara karşı girişilen savaşı finanse etmekle yaptı. Müslüman
katliamı ile noktalanan savaş, Abrabanel tarafından verilen 1.5
milyon altın duka sayesinde kazanılmıştı. Abrabanel, tüm bu politik
çalışmalarını yaparken, bir yandan da Mesih'in gelişi ile ilgili
Kabalistik çalışmalarla ilgileniyordu. Mesih'in gelişinin yakın
olduğunu öne süren üç kitap yazdı: Ma'yeni ha-Yeshu'ah, Yeshu'ot
Meshiho ve Mashimi'a Yeshu'ah. Bu kitaplarında Mesih ile ilgili
kehanetleri inceliyor ve bunlar üzerine yorumlar yapıyordu.
Mesih geldiği zaman tüm Yahudilerin Vaadedilmiş
Topraklar'da yaşayacağını ve Mesih'in tüm diğer milletleri de İsrail'in
egemenliği altına alacağını müjdeledi.Abraham Ben Samuel Zacuto
ise, Kolomb'un yolculuğuna Kabalistik güçler katan bir diğer isimdi.
Devrim en önemli astroloji uzmanı olan Zacuto, aynı zamanda da Kabala
konusunda uzmanlaşmış bir Yahudiydi. Ortaçağ'ın enbüyük Yahudi filozofu
olan Maimonides'in çalışmalarını ve ünlü Kabala çalışması Sefer
ha-Kabbalah'ı incelemişti. Bu ilhamlardan yola çıkarak astroloji
ile ilgili Sefer ha-Yuhassin adlı kitabını yazdı. Kolomb, Zacuto'nun
astrolojik bulgularından büyük ölçüde yararlanarak denizde yolunu
bulmuş, hatta bunlar sayesinde Yeni Dünya'daki yerlilere önceden
bir güneş tutulmasını haber vererek onları metafizik güçleri olduğuna
inandırmıştı. Zacuto'nun çalışmalarından yararlanan bir başka "kaşif"
ise Vasco da Gama oldu. Gama'nın yolculuğunun bir başka ilginç yanı
da, gemideki yol göstericilerin, haritacıların ve tercümanlarının
çoğunun Yahudi olmasıydı.
Zacuto, çalışmalarında temel kaynak olarak Zohar ve Aggadah gibi
kabalistik Yahudi geleneklerini kullanıyordu ve en önemlisi yaptıklarını
"keşfe" çıkan Yahudi denizcilere destek olması için yapıyordu. Çalışmalarının,
Hristiyanlar ile yürüttükleri mücadelede Yahudilere yardımcı olmasını
umduğunu yazmıştı.
Zacuto'nun öğrencisi olan
Joseph Vechinho da bir Yahudiydi ve Yeni Dünya'ya doğru yolculuğa
çıkmadan önce soydaşı olan Kolomb'a giderek Salamanca Üniversitesi'nde
onunla tanışmış ve ona ustası Zacuto'nın çizdiği haritaları ve kendi
geliştirdiği astronomik araçları vermişti.
Bütün bu tablo, Kolomb'un
çıktığı yolculuğun arkasında büyük bir "ırk dayanışması" olduğunu
göstermektedir. Bunun az önce incelediğimiz gibi iki büyük amacı
vardı; Süleyman Tapınağı'nı yeniden inşa etmek için güç kazanmak
ve Yahudiler için "iyi bir yer" bulmak. Nitekim öyle de olacak,
Kolomb'un keşfettiği "Yeni Dünya", Yahudiler için "iyi bir yer"
ve stratejik bir merkez olarak şekillenecekti.