Avrupa Birliği’ne girememe sebebimiz Türkiye’de kalitenin yeterli olmamasıdır.

Avrupa Birliği’ne girememe sebebimiz Türkiye’de kalitenin yeterli olmamasıdır. Kalite seviyesinin çok yükseltilmesi lazım. Avrupa ülkelerinden daha kaliteli hale gelmemiz lazım.


Türkiye’nin modern ve özgürlükçü olduğunun daha iyi vurgulanması gerekir. O zaman Türkiye’nin Avrupa Birliği ve Avrupa ile bir anlaşmazlığı olmaz.



İngiliz derin devleti lobisinin çok yerde etkili olduğu görülüyor. Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı para konusunu gündeme getirmesi de bunun göstergesi.

Avrupa Birliği’nin İngiliz derin devletinin kışkırtmasıyla Türkiye’ye bu derece adaletsiz tutum sergilemesi çok rahatsız edici. Türkiye NATO içinde kalarak Şangay Beşlisi içinde de yer alabilir. Bu da bir yol olarak düşünülebilir.

Avrupa Birliği’nin, Amerika’nın, İngiltere’nin ve PKK’nın istediği asıl yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, çünkü anlamı federasyon ve parçalanmadır.

En büyük tehlike darbe değil topyekun işgaldir. İstanbul’u ayırıp ayrı bir devlet kurmak, Avrupa Birliği’ne bağlamak istiyorlar. Ege’yi, Antalya bölgesini ayırmak istiyorlar. Oraları da Yunanistan’a çevirmek istiyorlar. Bir tek Anadolu’da Türklere yer vermek istiyorlar. Güneydoğu’yu vermeyi düşünüyorlar. Buna müsaade etmeyiz.

Türkiye AB’nin tüm kriterlerini yerine getirse dahi Türkiye’yi almak istemezler. Çünkü kalite, modernlik, kadına saygı anlayışı zayıf. Her yönde çok kaliteli insanlarımız var ancak, kalitesiz insanlar Avrupa Birliği’ne girmemizi engelliyor. Yoksa Müslüman olmamızla alakası yok.

Avrupa Birliği bizi Müslüman olduğumuz için almıyor değil. Müslümanlığı yanlış uygulayanlar var diye almıyor. Bizim anlattığımız tarzda modern Sahabe İslam anlayışı yaşanmış olsa çoktan biz Avrupa Birliği’ndeydik. Gelenekçi Ortodoks bir İslam anlayışı uygulandığı için kabul etmiyor.

Eninde sonunda İngiltere Avrupa Birliği’nden çıkar. Avrupa Birliği de dağılır. Çünkü sevgi yok, adam niye birleşsin? Avrupa Birliği’nin temeli sevgiye dayalı olması lazım.

Avrupa Birliği istediği kadar bastırsın, özerklik Türkiye için bir tehlike mi, değil mi? Tehlike. O zaman kabul etmezsin. Vatanın ali menfaatleri, milletin ali menfaatleri esastır. Avrupa Birliği’nin istekleri bizi ilgilendirmez. Özerkliğin Türkiye’yi parçalayacağı açık bir gerçek.

Namaz kılmayanın, zekat vermeyenin öldürülmesi gerekir diye inanır ve anlatırsan Avrupa Birliği seni almaz. Ama Mehdiyet ruhuyla, Kuran ahlakıyla yaklaşırsan Avrupa seninle yan yana olmaktan sevinç duyar.

Avrupa Birliğine Mehdiyet devrinde gireceğiz. O zaman bağnazlık kalkacak, müziğe insanlar haram gözüyle bakmayacak, dekolteli hanımlara saygılı olacaklar. Heykel, resim, müzik bunlar bir güzelliktir. Buna karşı olan büyük bir kitle oluşturursan Avrupa seni almak istemez.

Avrupa Birliği oluyor da, komünistler birleşiyor da, başka ülkeler birleşiyor da İslam alemi niçin birleşmesin?

Avrupa Birliğine girmenin yolu da yine Mehdiyettir. Mehdilik ruhu, Mehdiyet sevgisi, Mehdiyet şefkati, Mehdiyet samimiyeti demokrasiye, sanata, muhabbete, ilme Mehdiyetin bakışı Avrupa Birliği için idealdir. Hıristiyan-Müslüman ittifakı için elzemdir.

Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almazlar. Çünkü Hıristiyan karşıtlığı var, Musevi karşıtlığı var, antisemit bir kafa var bir kısım insanlarda. Birçok insan müziğe karşı, dansa karşı, hanımların başının açık olmasına, makyaja karşı, bakımlı hanımlara karşı. Bu da Mehdiyet ruhuyla ortadan kalkar.

Türkiye bağnazlar yüzünden Avrupa Birliğine istenmiyor. Devletin bağnazlığa karşı olanları desteklemesi gerekir.

AB’ye alınmamamızın gerçek nedeni bir avuç bağnazdır. Avrupa Birliği Müslümanlardan değil, bağnazlıktan çok çekiniyor.

Türkiye, İslam âleminin lideri olarak Avrupa Birliği’ne girerse Sultan Süleyman Avrupa Birliği’ne girmiş gibi olacak.

Türkiye Avrupa Birliğine, ancak Türk İslam Birliği’nin lideri olarak girerse bu bir güzellik olur.

Avrupa Birliği diye bir birlik kalmadı ki Türkiye Avrupa Birliği’ne girsin. Ceset var, ölmüşler. Yani yapacakları bir şey yok. Ama Türk-İslam Birliği yepyeni bir medeniyet, yepyeni bir hayat, yepyeni bir güzellik.

Adnan Oktar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir